Press "Enter" to skip to content

AMED’İN ANTİK TARİHİ

Hitit ve Mitanni devletleri, MÖ 12. yy’da Ege Deniz Kavimleri tarafından ortadan kaldırıldıktan sonra doğuda; Maldiya/Meletî, İşuwa/Sophene, Semsur ve Alzi/Amed bölgesine göç eden; Hitit, Hatti, Hurri ve Mitanni soylu kabilelerin Amed bölgesindeki yerleşimleri hakkında ilk bilgileri, buraları kendi denetimine alan Asur ve Urartu devletleri kaynaklarından duyarız. Konu hakkında en geniş kaynaklar “Orta Dönem Asurlulara” aittir..


Asurlular Yukarı Dicle’de düzenlediği askeri kumpanyalarda ve MÖ 11. yüz yılda “Amēdi” (Amīdu/Ame/id) şehri ise Asur kaynaklarında, bir Arami kabilesi olan “Bīt-Zamāni’nin merkezî şehri olarak kaydedilmiştir.

Amēd, Yeni Asur dönemi ile ilgili yapılan harita çalışmalarında Tušan’ın /Ziyaret Tepe kuzey batısı olarak tespit edilmiştir. Bit Zamani Asuri aşiret kabilesi için bir başka görüş, Bismil merkezli yer tespiti yapılır. Tuš-an/Ziyaret Tepe, Diyarbakır ili, Bismil ilçesinde yer almaktadır. *Bkz. Matney-Köroğlu 2007: 12; Parpola, 2001; Salvini, 1995: 44; Parker, 2003: 531.531. Yeni Asur döneminden itibaren birbirine benzer isimler ile anılan Amēdi (Amīdu, Ameda, Amid, Amed) günümüz Diyarbakır Dicle Nehri’nin sağ kıyısındaki, İç Kale höyüğü olduğu sanılmaktadır. *Bkz. Bu alan askeri alanda kaldığı için henüz kazı yapılamamıştır. Köroğlu, 1998:

Arami Beylikler, Aramca adlandırma da “beth” (Asurca: bē/ītum) anlamına gelen kelimeyle kabilelerini ve yaşadıkları alanı tanımlamışlardır. Bu kelimeye eklenen şahıs adı ile de; ülke, kabile ismi vurgulanmıştır. Burada amaç kabileyi kuran şahsı veya kabile liderini belirtmektir.

Samice soylu bir dil olan Aramice dilde örneğin, “Bīt-Gabbar:  “Gabbar’ın ülkesi/yurdu” (Sam’al-Zincirli). Bīt-Zamāni ülke adını oluşturan “Zamāni” şahıs adı ilk olarak, Amurrular (MÖ 18. yy.) dönemindeki metinlerde “Za-am-ma-nu-um” şeklinde yer almıştır. Kelime etimolojik olarak incelendiğinde; anlam olarak “Zamm”; “kuvvetlendirme, bağlama, sağlamlaştırma” karşılıklarını vermektedir. *Bkz.Lipiski, The Arameans Their Ancient History, Culture, Religion, Louvain (Belgium). 2000: 134.

Aramiler, MÖ 11. yy sonrası önceleri Hurrilere ve Mitannilere ait olan Diyarbakır bölgesinde de başşehri Amēdi olan Bīt-Zamāni Beyliğini kurmuşlardır. Yeni Orta Asur döneminden itibaren birbirine benzer isimlerle anılan Amēdi (Amīdu, Ameda, Amed) günümüz Diyarbakır il merkezi olarak düşünülmüştür. *Bkz. OlM. Stead, A.T. (1918). “Assyrian Government and Depencies”, The American Politics Science Rewiev Vol. 12. not. 44. 1918: 63-64; Bölgenin önemli bir şehri olan Diyarbekir eski Asur ve Arami kaynaklarında Omif/Amed, (daha sonra Yunan ve Latin kaynaklarında “Amido veya Amida”) olarak geçmektedir. Omif (Amid, “Amedu, Samice soylu hiristiyan arami soylu Süryanice dilde: Amidâ=Sutunlu” anlamında vb. gibi kent adlarının karşılıklarıdır. Medi, kelime olarak Samicede zaten uygarlığı ifade eder.

Amēdi şehri, kral yıllıkları, Asur kaynaklarında ilk olarak II. Tukulti-Ninurta’nın (MÖ 890-884) krallığı döneminde geçmiştir. II. Tukulti-Ninurta’nın yıllığında tutulan kayıt şöyledir;

“Kaşiyari Dağına geçtim. Bīt-Zamāni’li adam Ammeba-ilī’ye âit “Patiskun” kentine yaklaştım, çevresindeki iki şehri yıktım. Bīt-Zamāni’li adam Ammebailī’ye karşı merhametli davrandım.” *Bkz. Grayson, A. K. Assyrian Rulers of The Early First Millennium BC I, (1114-859 BC.), Toronto. 1991:171-172.

Yukardaki anlatım listesinde adı geçen “Ammeba’ilī, Bur-Raman ve Żlāni” isimleri, Arami kökenli şahıs adlarıdır.”āb-bēl” şahıs adının Akkad ya da Batı Samî kökenli olduğu düşünülmektedir.*Bkz. Zadok, The Ethno-Linguistic Character of the Jezireh, Weisbaden.9 1977:270.) Bu Kral döneminde, Amēdi merkezli Bīt-Zamāni Beyliğinin lideri “Mam-meba/pa-a’-li/la’dır. İsim listesine göre Amēdi valisi olarak kaydedilmiştir. II. Tukulti-Ninurta, Yukarı Dicle Bölgesine yaptığı MÖ 886 yılındaki sefer sonucunda bu kabileyi Asur’a bağlamıştır.*Bkz. Bkz. Grayson, Assyrian Rulers of The Early First Millennium BC I, (1114-859 BC.), Toronto. 1991: 148-154.

Doğu Aryan Parsanustanlıların (Perslilerin) Amed Bölgesine Yerleşimi

Bīt-Zamāni, dolayısıyla Amēdi’nin de, nüfusunun Sami Aramiler ve kısmen de Asur’dan göç ettirilen halktan oluştuğu bilinmektedir. Bu bilgiye, Urartular tarafından buraya Parsuaš (Urmiye Gölü’nün güneyi) ülkesinden getirilen ve yerleştirilen Parsanistun (Tur-Abdin Dağı’nın batı etekleri) kentinde ve bölgede yaşayan Doğu Aryan Pars/Pers kökenli halkı da eklemek isteriz. Diyarbakır merkez ve ilçeleriyle ilgili bilgilere, Asur kaynaklarında ilk olarak Asur kralı I. Adadnirāri’nin krallığı (MÖ 1307-1330) döneminde değinilmiştir.  Bu kral, Mitanniler üzerine gerçekleştirdiği bir seferinde, daha önceden fethedilmiş şehirleri saymış ve bunların arasına TîduTa’idu (Yukarı Dicle), Nabula (Mardin-Girnavaz), Harranu (Urfa-Harran) ve Karkemi (Karkamış, Kurdistané Rojava) gibi, bugün lokalizasyonlarını rahatlıkla yapabildiğimiz şehirleri de eklemiştir. Bu kral desteğini aldığı büyük tanrıların ismini sayarak başladığı bir diğer sefer kaydında, krali şehirler arasında, yine Tidu-Ta’idu’dan bahsetmiş ve buraya; “büyük bir saray ve stel” inşa ettiğini belirtmiştir. II. Asurnasirpal işgâl ettiği Amēdi ile ilgili olarak askeri başarılarına geniş yer verirken, “meyve bahçelerini dağıttım” ifâdesi ile de, kente şu tespiti de ileri sürebiliriz; MÖ 9. yüz yılda Amed’de/Diyarbakır yöresinde bahçecilik yapılmaktadır. Bölgenin Aryan “Parsuas İzala” kentinde aynı ziraat örneğini göreceğiz. 866 yılında Kral II. Asurnasirpal, Amadāni Dağını ve Barzanistun/Parzanistun 22 Kentini ele geçirerek, Bīt-Zamāni’li İlāni’nin Kralî kenti Amēdi’yi kuşatmış, ancak şehrin çevresine zarar vermekle yetinmiş, şehri ele geçirememiştir. Bahsi geçen Barzanistun/Parzanistun topluluğu Pers soyludur. Bu topraklara Urartu Kralı Menua zamanında Urmiye‘nin doğusundan getirilip yerleştirilmiştir. Tekrar konuya dönersek. Parsauların toprağına giren Asur Kralı II. Asurnasirpal, bu durumu şöyle anlatır:

 “Amadānu Dağı geçidinin dışına geçtim (ve) Bar/Parzanistun kentine ulaştım. Bīt-Zamāni’li adam İlāni’nin güçlendirilmiş kenti “Damdammusa’ya yaklaştım. Kenti kuşattım. Askerlerim onların üzerine kuşlar gibi uçtular. Askerlerinin 600 tanesini kılıçla yere serdim. Kafalarını kestim. 400 askerini yakaladım. Onlardan 300’ünü esir aldım. Kenti kendim için aldım. Canlı askerleri ve kafaları Kralî kenti Amedi’ye götürdüm ve kapılarının önünde kafalardan bir yığın yaptım. Canlı askerleri kentinin etrafında kazıklara diktim. Kapısında kendi yöntemimle savaştım ve meyve bahçelerini dağıttım.”*Bkz. Grayson, a.g.e. 1991:198-224.

Asur Kralı III. Tighlatpileser döneminde de Yukarı Fırat ve Dicle bölgesine ikinci bir sefer düzenlendiği görülür. MÖ 743 yılında Yukarı Mezopotamya’daki Urartu ile egemenlik meselesini halletmek için ordusunu Batıya doğru harekete geçirir. “Bit-Agusi, Melida [Malatya], Gurgum [Maraş] ve Kummuhu [Kommagene, Semsur/Adıyaman” ile birleşmiş olan Urartu ordusunu, Urfa’nın batısındaki Halfeti ilçesinin kuzeyinde yer alan ve Arpad (Tell Rıfad) denilen yerde yapılan bir savaşta yener. Bütün bölge şehirleri Asurluların kontrolüne geçer. Hepsinden vergi alınır. Bölge sıkı bir asimilasyona tabi tutulur. Bölgenin eski Hitit, Hurri-Mitanni halkı kendi topraklarını terk eder, dağlara yerleşir. Asurlular bölgedeki Sami olan bu Arami kabileler ile işbirliği yapar.
Buralara daha önce Asurlular fatihi döneminde Arami kökenli koloniler yerleştirilir. Böylece bölge Aramileri, Asur’un siyasal otoritesi altında yöneltilmiş oldu. Bu durum, Aramilere Mezopotamya’da hareket serbestliği sağladı. Onların kendileri gibi Sami bir topluluk olan Asurlarla kaynaşmalarını daha da hızlandırdı. Vasi Arami ve Asurî valiler 180 yıl Amedi bölgesini yönettiler. * Bkz. Radner-Parpola, 1998:115. ve Zadok, 1977: 270-271; Radner-Schacner, 2001: 746.



Bir başka bilgi; Asur kralı Salmanassar’ın (MÖ 858-824) yıllıkları sefer kayıtlarında Elazığ Maden kazasının adı Asurîce “KURA-ma-da-an” Türkçe “Maden Dağı” olarak Ergani’nin adı ise “KUR Ar-qa-ni-a” olarak “Ergani Dağı”dır. Urartuca ve Asurca metinlerde geçen diğer bir ad “Barzanistun/Parzanistun” kent adı, “Barsua /Parsuaš” ülke adından oluşturulmuştur.

Geçmişte Barsua (Parsuaš) adı, Urmiye Gölü’nün güneyindeki geniş alan adıdır. “Barsua/Parsua” ülke adı ilk olarak, Urartu Kralı Menua (MÖ 810-786) dönemine tarihlenen “Karagündüz Yazıtı”nda ele geçmiştir.*Bkz. Van İli, Merkez İlçe’ye bağlı Karagündüz Köyü’nde yer almaktadır. Karagündüz Köyü, Erçek Gölü’nün kuzeydoğu kıyısındaki bir köydür. Burada iki adet Urartu yazıtı ortaya çıkarılmıştır.

Bu yazıtta Urartu Kralı Menua, Barsua (Parsuaš) ülkesindeki olayları yatıştırmak ve sükûneti sağlamak amacıyla Barsua halkını “Barsua ülkesini geride bıraktıktan sonra” ele geçirdiği başka topraklara dağıtmıştır. Bu davranış ile Barsua (Parsuaš) ülkesinde karışıklık çıkaran insanların yine batı İran’da, ancak Barsua (Parsuaš) ülkesinin dışında eritilmesi amaçlanmıştır.

Asur kralı III. Tiglat-Pileser’in (MÖ 745-727) Urartu üzerine gerçekleştirdiği seferin kayıtlarında “Parsunna” olarak geçmiş olan ve Dicle çevresindeki yerleşimler arasında sayılan “Barzanistun” adlı kent, aslında Urartu kralı Menua döneminde gerçekleştirilen nüfus aktarımı ile “Parsuaš’dan” (Fars-Urmiye Gölü’nün güneyi-İran) getirilen halktan oluşmuştur. Gerek halkının köken itibâriyle Parsuaš ülkesine bağlı olması, gerekse de filolojik açıdan isim tanımlamada Ariyaca’da “bar” işaretinin “pár” değerinin de olması ve bölgedeki Asur egemenliği de dikkate alınarak, bu kentin adının “Parsanistun” olarak okunması gerektiği kanısındayız. Asur kralı II. Adad-nirāri (MÖ 911-891) dönemi metinlerinde “Parsani”, Asur kralı II. Sargon (MÖ 722-705) döneminde “Parsuriani” olarak kaydedilen bu yerleşim, bağcılığı ve şaraplarıyla ünlü, “Izalla” kenti olarak bilinmektedir. *Bkz. Wiseman, “A Fragmentary Inscription of Tiglath-Pileser III from Nimrud”, Iraq XVIII. 1956:119-129.

İzalla kenti, Harran, Amed (Diyarbakır) ve Mardin arasında kalan dağlık alanda yerleşik hale getirildiği düşünülmektedir. *Kessler, Untersuchungen zur historischen Topographie Nordmesopotamiens, Weisbaden.1980: 79-121. Bu kentin Karaca Dağ (Ergani’nin güneybatısı) olabileceği de düşünülmüştür. Ancak en kabul gören teklif  Tur-Abdin (Kaşyari-Mardin Eşiği) Dağı’nın batı etekleri olmuştur. *Bkz. Lipiski, E 2000:144-145. *Bkz. Grayson, 1972:584. Köroğlu, 1998: 86 vd.

Yani Amed-Diyarbakır bölgesinde aynı yüzyıllarda şehirlerde Arami halk yerleşik olarak görülürken kırsal alanda belki de günümüz Kürdlerinin ataları olan Mitannili ve Parsanistun’lu /Persli Doğu Aryanları bulunmaktadır. Amed ve İzalla kentinde yaşayan Aryan kültürlü Parsaniler bu devirde bağcılık yapmakta ve şarap üretmeyi bilmektedirler. Bağ, bahçe terminolojisinin bölgede hala Doğu Ariyaca olması zaten dikkat çekicidir. Çöl insanı Asurlular ya da Aramilerin bölge tarımından ve ziraatından anlamaları düşünülemez bile.

Dicle üzerinde Aramiler döneminde ticaretin “Kelekler” ile Asur başkentlerine ve Musul bölgesine yapılan ticaret ile geliştiği görülür. Hatta Dicle üzerinden yolcu taşımacılığı da yapıldığı bilinmektedir. Kürdçe ve Samice dilde “Kelek” olarak adlandırılan taşıma araçlarına Asur yazıtlarında “kaluka” olarak bilinmektedir. Arapça’da yuvarlak biçimde yapılmış olanlarına “kuffa” denilmektedir. Amed, Bismil, Hasankeyf, Zaho ve Musul hattında arkeolojik kazılarda yolcu limanları tespit edilmiştir. Türkçe dilinde ki “Küfe” kelimesi de buradan gelmektedir.*Benzer yerel tanım teklifleri için; *Bkz. OlM.S.tead, 1918: 63-64; Forrer, 1920: 27-28; Kessler, 1980: 99; Parpola, 2001. Amed’den alınan yük ve yolcu Musul’a taşınıyor. Bu taşımayı yerinde gözlemlemiş olan Herodot, konu hakkında “History” eserinde geniş yer vermiştir.

Bahoz ŞAVATA
Resim: Urartu-Asur Haritası /Grafikurya
Güncelleme:
20.01.2020 /MALATYA


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir