Press "Enter" to skip to content

ANTİK DÖNEM ERMENİ DİNİ VE KÜLTÜRÜ

Ermenilerde Doğu Aryanlıların dini kültüründe olduğu gibi ilk zamanlarda güneşe, aya, ateşe, suya, toprağa, rüzgâra tapar veya doğaya kutsiyet atfederlerdi. Masis (Ararat), Nemrud (Van), Süphan (Sipan), Arakaz gibi alev saçan dağlara, yıldızlara, gezegenlere, burçlara, yalçın kayalara, büyük sulara, güvercin, şahin, kartal, boğa gibi hayvanlara, Sos (gümüşlü kavak) gibi ağaçlara hayali tanrılara, iyi ve kötü ruhlara taparlardı. Tarihçi Horenli Movses, Şamran’ın, yanında öldürülmüş olduğu söylenilen Kaya’ya Ermeniler tarafından kutsallaşmış ve ona tapılmış olduğunu yazmaktadır. -Geçmişte bazı Ermeni toplulukların yaşadığı bölgelerde alevi inancında olan Kürdlerde de bu türden doğa tapıcılığı gözlemlenir. Dersim, Erzincan, Batıda Elbistan ve Kürecik dağlık Alevi Kürd köylerinde özellikle bu itikat görülür.

Ermeniler ibadetlerini açıkça yaparlardı. İlk zamanlarda belirli tapınakları yoktu. Güneşe, aya, genellikle sabahları dağ tepelerinde tapınılırdı. İlk tapınaklarını Kilikya ve Hitit bölgelerinde edindiler.  Ermenilerin kiliselerinin hala doğuya dönük bulunması, ayinlerde o yana dönerek yakarmaları, güneşe ait ilahiler okunması, güneşe Arekak yani, Ar-ek-akn (Allah’ın bir gözü) denilmesi bu zamandan kalmadır.

Önceleri Ermenilerin yaşadıkları bölgelerindeki komşu halklar ile dini inanç ayrılığı ve ortaklıkları hep bir arada olduğu genel bir görünümdü. Anlaşıldığı kadarıyla dinin merkezine olan uzaklık o bölge halkı için eski inançlarına yakınlığını gösteriyordu. Doğudan batıya bu dini görünüm genellikti. Nitekim bu durum merkezi Ateşperest ve daha sonra Zerdüşt inancını benimseyen Doğu Aryan kültürlü Medopers devletlerin hoşgörü politikası ve hâkimiyet gücü ile paralel gelişmişti. Her coğrafyada farklı olsa da, genelde Pagan ve Doğu Aryan etkisi ile Ateşperesti ve Zerdüştü inançları olan Ermenilerin kendi yerel itikatlarında da diğer Doğu Aryan halklardan inanç farklılıkları taşıdığı net görülüyordu.

Hıristiyanlık öncesi Batı Anadolu ve Yukarı Fırat Havzası Ermenileri çok tanrıcı ve Mithracı dini kimlik içinde görünürken, Doğu Ermenilerin inancında Ateşperest-Mecusi itikatları baskındır. Ermenilere daha güney batıda Sami ve Sümer kökenli tanrılara da tapım olmuştur. “Ermeni Zerdüştiliği (Mazdacılığı) temelde Hint-Avrupa kökenli dini geleneklerle, İran dinleri, Hint dini, Yunan dini ile ilişkili olarak ele alınmıştır.

Ayrıca Ermenilerin yaşadığı coğrafya ile ilgili olarak Urartular, Babil merkezli Sümer-Akkad dinleri ile de ilişkilendirilmişlerdir. *Bkz. Agat’angeğos, Patmut’ivn Hayots, CXIV/1-3. Bu nokta itibariyle sonuç olarak Ermenilerin Hıristiyanlık öncesinde büyük oranda İran’dan etkilendiği kuşkusuz, bu bağlamda Ermenilerin Hıristiyanlık öncesi tanrılarını şu şekilde sıralamak mümkündür;

‘Mihr/Mithra, Ahuramazda: Zeus, Jüpiter: Hephaistos, Vulkan, Anahit: Diana, Artemis, Nane: Athena, Minerva, Astgik: Aphrodite, Venüs, Vahakn: Hercule, Tiur, Dir: Mercure, Hermes. vs.

Ermeni yazar Sandalgiyan, Ermenilerin milli yazarlarının 14 tane tanrı ve tabiatüstü varlıktanbahsettiklerini, bunlardan üç tanesinin (Arlezk, Kack, Dragonlar)topluluk ifade ettiklerini belirtmektedir. O, bu tanrılar grubuna, Hayk, Aray ve Vanand’ı da dâhil etmektedir. Sandalgiyan; Ermeniler arasındayaşayan tanrıları kökenlerine göre şöyle gruplandırmaktadır;

1) Milli olduğu ifade edilen Tanrılar; Amanor, Kack, Hayk, Aray, Dragon’lar (Toprağın ürünlerini çalan Ejderhalar-Canavarlar), Güneş ve Ay. 2) Doğu Aryan kökenli Tanrılar: Aramazd (Ahura-Mazda), Anahita, Mihr (Mithra), Tir, Vanand. 3) Hint kökenli Tanrılar: Vahakn (Vahagn) 4) Sümer-Akad kökenli Tanrılar: Astlik (Astgik), Nane, Azlezk(ler) 5) Suriye-Fenike Semitik kökenli Tanrılar: Ber Samin, Ba’al. *Bkz. Dolanoğlu, İstanbul. Aras, 2005, s. 116

Fakat her ne kadar bu tanrıların çoğunun Doğu Aryan ve İran kökenli olsalar da diğer mitolojik varsayımlar itibariyle Ermenilerin sadece bu tanrılarından etkilendiğini söylemek doğru değildir. Batıdaki; Kapadokya, Sivas, Kilikya ve Malatya-Elazığ Ermenilerin Doğu Aryan ve İran tanrılarının yanı sıra Frig, Yunan, Hint ve Roma tanrılarından da büyük oranda etkilendiği görülmektedir. Ermeniler nitekim Grek ve Latin (Yunan ve Roma) tanrılarına saygı duymuş ve mabetlerinde onlara yer vermiştir. Bunların yanında onlar, daha güçsüz başka tanrılara ve ‘varlıklara’ saygı göstermekten de geri kalmamışlardır.

Bu noktada Tanrı kelimesine yüklenen anlam üzerinde durulabilir. İlk dönemlerde Ermenilerin ataları Hint-Avrupa dil ailesinin, Thrako-Frigya dillerini konuşanlarla akraba olan bu toplulukların diğer ilgili topluluklara benzer bir inanç yapısına sahip olduğu tahmin edilmektedir. Bu inanç biçimi çok tanrılı idi. Göç ettikleri Küçük Asya’da zamanla çoğunluğu Batı ve Doğu Aryan ve Kafkas Hurri kökenli çevre kavimlerin kültürünün etkisinde kalan Ermeni kültürü, özellikle MÖ 12. ve 10. Yüzyıllarda Hitit kültüründen etkilenmiştir. Örneğin Ermeni dini ve mitolojisinin önemli figürlerinden efsanevi kahraman Tork ile Hitit mitolojisindeki Tarhundas benzer hikâyelerinde olduğu gibi efsanesi ile anlatılır. Ermenilerin yoğunlukta oldukları Van ve Muş dolaylarında onların eski inanışlarına dair çeşitli ipuçlarına rastlanmıştır. Bulgular Ermenilerin Urartu kültürü etkisini de barındırdığını ortaya koymaktadır. Örneğin, Muş dolaylarında kült merkezi bulunan tanrı Vahagn’ın Urartu mitolojisindeki tanrı Teişeba’nın çoğu özelliğini asimile etmiştir. Ermeniler kendilerine özgü karakterlerini korumakla birlikte yerel diğer Sami, Aryan ve Kafkas kavimlerin ve çeşitli Anadolu uygarlıklarının inanç ve mitolojilerinden etkileşime girmişlerdir.

BAHOZ ŞAVATA
24.04.2020 /Malatya

Resim: Sasunlu David – Hakob Kojoyan -1961

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir