Press "Enter" to skip to content

ANTİK DÖNEM KÜRD TARİHİ: MİTANNİLER

Genel Bakış

Kürdler, kadim tarihte MÖ 2000 sonrası İran üzeri Ön Asya’ya göç ile gelen; Hint-Avrupa Doğu Aryani/İrani dil, din ve sosyal kültürel özelliklere sahip kabilelere dayanırlar. Bu kültürel soy antik dönemden bugüne aynı coğrafyada; Yukarı Fırat ve Dicle Platolarında istikrarlı biçimde yaşamaktadır. Bu halk Kürdlerdir.

Asur Kralı Tiglath Pileser’in -MÖ 1114-1076- eski Mitanni topraklarında kalan Van dağlarının güney çevresindeki bölgelere yaptığı seferde fethettiği bölgelerin halkı arasında yer alan gruplardan birine “Qudu/Qurdi/Kurti” veya “Kurtie” adında bir bölge halkından bahseder.* Bilindiği üzere bölge Akkad döneminde (MÖ 2300-2000) bir Sümerce-Akadca melez yazıtında Guttium” bölgesi olarak tanımlanırdı.* Anlaşılan Akkadca Guti tanımı bin yıl sonra Asur döneminde “Qutu/Qurti”ye dönüşmüştü. Bahsi geçen halk günümüzde “Kurdistané Kur” (Derin Kürdistan) diye bahsettiğimiz bölgenin halkıdır. Günümüz Kürdistan coğrafyasında bu bölge; Şırnak- Hizan-Hâkkari-Aveşin-Ravanduz-Gever-Mırgever-Tırgever ve daha güney doğuda Hemadâna uzanan bölgeleri içine alır. Asur kralının tanımladığı Qutu/Qurti bu bölge halk adı, MÖ 400 yıllarda “Karduk/Kardu olarak telaffuz edilir. Daha sonraki yüzyıllarda “Kardu” adı, Kürd kavminin adı olmuştur. Yani yazılı tarihte ilk defa Asurca “Qutu/Qurti” adı, Daha sonraki yüzyıllarda: Pers sürecindeki dağ kraliyeti görünümlü Karduk Devleti sonrası “Kurd adı kullanılmıştır. Onların “Kürd” adı kavmi ile bilinmeleri, MÖ 5. yy da Botan-Gever-Mahabad üçgeninde oluşan Karduk Devleti adı ile gelişmiş olduğu katidir.

Kürdlerin Hint-Avrupa Doğu Aryani/İrani dil, din ve sosyal kültürel özelliklerine sahip kadim ataları: MÖ 2000 sonrası İran üstü gelip, Ön Asyanın daha çok Yukarı Fırat ve Dicle Platolarına yayılmış Mitanni ve Hiksos* kabileleri olmuştur.

MÖ 10. yy sonrası ise benzer Hint-Avrupa kültürel dini ve dilsel özelliklere sahip, Mitannilerin Yukarı Fırat ve Dicle topraklarına yerleşen Doğu Aryan kavminden; Med, Pers, Alan, Soğd vs. ve diğer Kafkas Aryan kültürlü Kimmer ve İskit kabileleri olmuştur.

Doğu Aryan kültürlü kabilelerin, Kürd coğrafyasına yerleşimi, İran üstü göç ile yüzlerce yıl aralıklarla ve kısım kısım gerçekleşmiştir. Bu nedenle günümüz Kürd kabileleri arasında oldukça fazla ve güçlü Kürdçe dili lehçesi ve ağız farklılıkları bulunur.

Doğu Aryan halkalarda görülen diğer nitelik: Antik Hindui Kültürün taşıyıcıları oluşlarıdır. Hindui kültür olarak Mitanniler, başka devletler ile antlaşmalarında yemin tanrıları olarak tespit edilen Mitra, Nasatya, İndra gibi tanrıları, Ateşperesti ve Reenkarnasyon (Ruh Göçü) inancı, Kast Sistemi‘nin sosyal alanda ve din adamlarındaki varlığı, onları Batı Aryani ve Kafkas Aryani kabilelerden ayıran önemli Hindui kültürel özellikleriydi. Bu kültürel özellikler Hindistan Brahman Hindui inançlılarında hala bulunmaktadır.

Mitannilerin Antik Hindui Kültürünü MÖ 10. yy sonrası yine Doğu Aryan soylu Med, Pers, Alan, Soğd vs. kabilelerinin taşıdığı Ateşperesti inançlarında görülecekti.

Sonuçta: Yukarı Fırat ve Dicle Platolarında istikrarlı biçimde yaşamış olan Mitanniler, Medler ve Persler vs. diğer Doğu Aryan kültürlü kabileler kültürel taşıyıcılığı bakımından günümüz Kürdistan’ında Kürd milli oluşumunun baskın kültürel atalarıdır.

MİTANNİLER

Kürdlerin atası Doğu Aryan kavmin göç sürecinde MÖ 16. yy sonrası birçok Mitanni ve Hiksos soylu kabileler Mısır’dan başlayıp, Doğu Akdeniz kıyılarından günümüz Kürdistan toprakları üzerinden Aşağı Mezopotamya ovasına sarkan “Bereketli Hilal”* kuşağına yerleşen büyük-küçük pek çok devletin kuruluşunda yer aldılar.

Mitanni Hanedanlığı doruğunda, Habur‘dan Mari’ye ve Fırat’tan Karkamış‘a kadar olan ticaret yollarını kontrol etti. Ayrıca, Nineveh‘te (Musul’un güneyinde) Yukarı Dicle‘yi de ele geçirdiler. Mitannilerin müttefikleri Klikya’daki Kizuwatna’yı kontrolüne aldılar. Suriye’nin kuzeyindeki Mitanni toprakları, bir dönem Orontes’in/Asi Nehrinin batısındaki Doğu Akdeniz’deki Ugarit ile Quatna arasında denize uzanan ve Alalah’tan Halpa’ya/Halep’e, daha güneyde Ebla ve Hama ve Kadeş’e kadar Kuzeydoğu Akdeniz’in tamamını kontrol ettiler. Kuzeybatıda Mitanninin etki alanında kalan topraklar ise Maldiya’dan/ Meleti’den / Malatya’dan doğuda Bian’a/Van’a uzanıyordu. Bu topraklar bugünkü Kuzey Kürdistan‘a karşılık geliyordu.

Mitanniler, Nuzi’nin/Kerkük’ün güneyinde kalan Hurrice-Mitannice-Samice melez dil konuşan Kassitler ile iyi ilişkiler kurdular.  

Özellikle Mitannili kabilelerin Küçük Asya’nın en batısında ki varlığına, Hitit Hattuşaş kayıtlarında tanık olunmaktadır. Milat öncesi ikinci milenyumda Doğu Aryani Mitannili topluluklar daha çok Yukarı Mezopotamya’ya yayılmakla birlikte önemli bir kısmının da günümüz Anti-Toros Dağlarının batısındaki Orta Anadolu bölgelerindeki yerleşimlerinin olduğu MÖ 16. yy sonrası görünmektedir. Buralardaki siyasal oluşumlarda Mitanniler, bölge tarih yazmalarında daha çok Kafkas kültürlü Hurri Subartu/Subaru kabileleri birlikte anılır. Diğer yandan Doğu Aryan kültürlü Mitanni ve daha çok Doğu Akdeniz ve Mısır kaynaklarından tanıdığımız melez kültürel görünümlü Hiksos kabileleri, yine Kafkas Aryan kültürlü halkları olan: Hitit, Luvi ve bölgenin eski yerel halkı olan Hatti, Hurri ve Sami kabileleri ile iç içe yaşamışlardır.

MELEZ KÜLTÜRÜN GELİŞİMİ

Mitanni hanedanı, kuzeyi Fırat-Dicle bölgesi MÖ 1475 ve 1275 arasında Mitanni kralları Aryan-Hindui kültürlerine rağmen o zamanlar yerel halkın Hurri dilini kullandılar. Ve bu nedenle yaşanan topraklar bazen eski kayıtlarda “Hurri Ülkesi” olarak anılıyordu. Doğu Aryan Hindui kültürlü Mitanniler,  Kafkas kültürlü Hurriler ile birlikte yaşadıkları için birçok tarihçi tarafından bu karma yapı açıklanamamıştır.

Oysa antik dönem Ön Asya’da gerçekleşen yeni melez sosyal oluşumlar günümüz İngiliz ve Fransızların ataları olan; bir “Anglo-Sakson” veya “Kelt-Frank” karma melez kavmi oluşumlardan farklı değildiler. Mitanniler de MÖ 15. yüz yıl sonrası oluşturmuş oldukları Hurri-Mitanni konfederasyonuyla zikredilen dönem itibariyle yakın doğunun Mısır’dan sonra en büyük siyasal gücü haline gelmişlerdi.* –

Gariptir! Mitanni-Hurri melez konumunun bir sonucu olarak “Bereketli Hilal” de gezgin biri olan Hz. İbrahim’in, Kassit, Mitanni ve Hiksosların çağdaşı olarak bölgede kendi dili ile rahat hareket etmesi, acaba bu nedenle mi idi?

MİTANNİLERDE YÜKSELİŞ VE ÇÖKÜŞ

Mitanniler, Ön Asya’da oldukça güçlü devletlerin önderliğini de temsil etmişlerdir. Mitanni kabileleri, Hititlerin ünlü başkenti Hattuşaş’ı MÖ 17. yüz yılında ki istilası, onların bölgedeki en önemli siyasal çıkışlarıdır.* MÖ 14. yy sonrası bölgenin üç güçlü devleti; Mısır, Hitit ve Babil arasındaki çelişkilerden ve savaşlardan ötürü Mitannili kabileler pek çok güçlü siyasal birlikler kurmuşlardır. Günümüz adları ile; bu Beylikler Mezopotamya bölgesinin batısında şu şehirlerinde kurulmuştu: Nuzi, Ninive, Halaf, Karkamiş, Maldia/Meletî, Harran, Hurri, Halpa, Kadeş, Tunip, Adisia. vs.

Bu devletlerin kraliyet temsili çoğunlukla Mitanni asillerine, din adamı Mitannimuvalara ve Maryannu savaşçı soylularına ait olmasına rağmen devlet oluşumları soyca yerel halklar ile ittifak halinde kurulmuş görünümdeki devletlerdir.
Mitannili “Maryannu” tanımı “Arayannu” Aryan tanrısı ile alakalıydı.

Mitanni savaşçılarına Sanskritçe’deki (genç) savaşçı terimine “marya” (Hurrice: “mariannu”) adı verilirdi. Ekseri Hurri kabileleri ile ittifak halinde olan devlet oluşumlarında Mitannilerin adı devlet yönetiminde ön plandadır. Zaten tüm bölgede etnik yapılar, ortak dini bir yaşam kurduklarında MÖ 20. ve 4. yüz yıllar arasında yoğun bir melezleşme süreci yaşadılar.

Mitanni ve Hurri soylu toplulukların birlikte olduğu devletler: Klikya (Adana-Mersin) bölgesinde Kizzuwatna Krallığı bulunur. Urfa, Amed, Erbil, Duhok, Van, Kerkük/Nuzi ve doğudan batıya Kızılırmak boylarına ulaşıp, Malatya, Maraş, Adıyaman, Arapkir-Keban eski İşuwa bölgesini kendi peykine alarak merkezileşmiş Mitanni Devleti ve Babil’den Aşağı Mezopotamya’ya sarkan kadim yerel Sümer ve Sami ve Doğu Aryani dini sosyal kültürel özelliklere sahip Kassit/Kardunya Devletleri var olmuştu.

Bu durumda, özellikle o zamanki Kızılırmak Nehrinin doğusu Orta Anadolu, Klikya, Yukarı Mezopotamya ve Zağros Platoları MÖ 15. yy sonrası günümüz Kürdlerin ataları Mitanniler gibi birçok Doğu Aryan kabilesinin yerleştiği topraklardı. Yani Mitanniler, Ön Asya’nın kültürel etnik görünümünde Kürdlerin antik dönemin ilk kültürel siyasi soy atalarıydı.

Mitanni Kralı Tuşratta’nın Akkadça yazı ile Mısır Firavunu III. Amensofis’e (MÖ 1413-1377) gönderdiği Hurrice yazmış olduğu mektubunda; “Mitanni Kralı” unvanı tanımını yapar. Bunun yanı sıra ülkesinin “Hanigalbat şeklinde tanımını verir.* Mitanni” adı eski çivi yazım Mitanni Kralı I. Şuttarna tarafından kullanılan şekli: “Ma-i-ta-ni’ dir. Daha sonra ise Mitanni adı; “Mi-i-it-ta-bir-bir-ni, Mi-i-it-ta-bir-ni, Mi-i-ta-bir-bir-(ni), Mi-i-ta-bir-ni” şeklinde çeşitli yazılımlarının olduğu Mısır formu içinde Firavun III. Thutmose (MÖ 1490 -1436) kaleme aldığı yıllık yazıtlarında bulunur. Mitanni ülkesine Mısırlılar ve Suriyeliler Asi ve Fırat Nehirleri arasında kalan topraklara “Naharina” (Nhrn), Asurlular ise; “Hanigalbat” adlı bölgede yaşayanlar anlamında bir tanımı veriyorlardı.*

SİYASİ SÜREÇ

Fırat ve Balikh Nehirlerinin (Fırat Nehri’nin Urfa-Harran bölgesinden beslenen kolu) arasında kalan verimli topraklarda aşağı yukarı MÖ 1530’larda Mitanni krallarından Kirta öncülüğünde Mitanni Krallığı kuruldu.

MÖ 16. yüzyılda en belirgin Mitanni kralları Kirta, Şuttarna ve Barratarna gibi görünüyor. Mitanniler pek çok Mitanni ve Hurri Beyliklerinin bir araya gelmesi ve belli bir Mitanni soylu kraliyet ailesi ile hareket edilmesi sonucu oluşmuş bir devletti.

Mitanni Devleti’nin ilk başkenti bugünkü Urfa-Ceylanpınar civarında bulunduğu sanılan Waşşukani oldu. Bazı arkeologlar bu şehrin Habur üzerinde bulunan bugünkü Resülayn” olduğunu kabul ederler. –Proto Ariyaca/Kürdçe bir ad olan Waşşukani adının Türkçe karşılığı; “Güzel veya Yeşil Çayırlı Pınar”dı. Dımılkî/Kırdki (Zazaca’da) Weş = Güzel, Yeşil Çayır, Kani = pınar manasındadır.

Kral Şauşstater (yaklaşık MÖ 1430), Alatah, Nuzi, Assur ve Kizzuwatna‘nın fethi yoluyla Mitanni’nin sınırlarını genişletti. Mısır Firavunu III. Tuthmosis (1479-1425) zamanında, Suriye bölgesini kontrol altına alma konusundaki uzun süren çekişme süresinin ardından Halep’teki Mitanni güçlerini mağlup etti. Daha sonra Mısır ve Mitanniler anlaşmalar yaptılar.

Mitanni başkenti Washukanni‘de Tuşratta ve II. Artatama olarak bilinen önceki kral Şuttarna‘nın iki oğlu arasında çıkan güç mücadelesi sonrasında antlaşma yapıldı. Mısır bu çatışmada Tuşratta‘yı desteklerken, Hitit kralı II. Suppiluliuma, Tuşratta’ya karşı II. Artatama‘yı desteklemişti. Hititler’in artan gücünden korkan Tuşratta, Mısır’ın desteğini geri çektiği zaman başarılı olmaya kararlı görünüyordu. Mısırın iç sorunları nedeniyle Mitanniye ilgisiz kaldığı bir dönemde, Hitit kralı II. Suppiluliuma, güçlerini Waşukanni’ye götürdü ve Tuşratta’yı görevden aldı. Bu Hitit saldırısında Tuşratta, belki de şehri kurtarmak için Hititler ile işbirliğine giren oğlu tarafından öldürüldü.

Bu fetihten sonra, Mitanni ikiye bölündü. Bir kısmı Hitit kralları tarafından yönetildi. Diğer kısmı bir zaman sonra eski Mitanni prensliği olan Asur hakimiyetine boyun eğmişti.

Bağımsızlığını kaybeden çoğu toprakları Hititlerin peyki haline gelen Mitanni Devleti MÖ 12. yy sonrası başlayan “Ege Deniz Kavimleri” istilasında Frigler tarafından Hititlerin yıkımı sonrası tamamen zamanla Asur’un denetimine girecekti.

Eski Asur kayıtlarına göre, Asur Kralı I. Şalmaneser (MÖ 1270-1240) döneminde, Asur’un özerk Mitanni Kralı Şattuara, Asur’a karşı başarısız bir isyanda bulunur, Mitanniler, bu isyanda yenilir. Bu defa Asur, tüm Mitanniyi dağıtır ve ortadan kaldırır.

Not: Bu makale serisinde * işaretli noktalarda olması gereken kaynaklar bilinçli olarak gösterilmedi. Çünkü ilerde, küçük bir el kitabı olacak, antik-dönem kitapçığı hazırlamayı düşünüyorum.

Güncelleme: 12. 08. 2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir