Press "Enter" to skip to content

AVA ZÊYA / BÜYÜK ZAP

Culemerg (Hakkari) bölgesinde Ava Zéya diye bilinen Zap Nehri, Kuzey Kürdistan’da, Van Gölü’nün doğusundaki dağlık bölgede, yaklaşık 3.000 metre rakımda doğar. En büyük su beslemesi Van bölgesinde “Avareş”, Gever’de (Yüksekova) Elbak”, “Xirabe-Kwunin sularını toplayan Nehil Çayını almadan önce Mendéni Çayı ile buluşup sonra Culemerg (Hakkari)  kentinin yakınından geçer.  Anti Toroslar’ın oldukça genişlemiş bir kesimini oluşturan Hakkari Dağlarını çok dar ve derin boğazlarla yararak aşar. Doğu Kürdistan (İran) Haravil Dağından ve Zağroslardan gelen sular ile beslenerek Çukurca’nın batısında  Güney Kürdistan topraklarına geçer. Büyük Zap, sularının bir kısmını bölge havzasında çok sayıda dağ deresin olan; Rubar-i-Shin, Rukuchuk, Rubar-i-Ruwandiz, Rubat Mawaran ve Çemî Bastura sularından alır. Önce batıya sonra doğuya ve tekrar batıya meyleden Büyük Zap Suyu/Ava Zéya Musul’un 40 km güney doğusunda Irak’ta Dicle Nehrine katılır. Büyük Zap’ın uzunluğu 426 kilometredir.

Büyük Zap Nehrinin adı Kürdçe dilde: “Ava Zéya”, “Zêya Badînan” veya “Zêya/Zeyé Mezin”, Süryanice de: “Zovo”, ‘Eloyo/Zava, Arapça dilde: Zab (Al-Zāb el-Kabir), veya “Zaba” şeklinde sözcükler ile tanımlanır.

 GüneyKürdistan’da Büyük Zap Nehrinin geçtiği Sapna Vadisi, Zawi Chemi Shanidar‘da bulunan Hristiyan eserlerin varlığı, bölgenin hem Hristiyan hem de Müslüman topluluklara ev sahipliği yaptığına işaret ediyordu.

Zap Nehri Havzasında Önemli Tarihi Kayıtlar

Bölgeye ait tarihi kayıtlar, Milat Öncesinin üçüncü binyılın sonundan itibaren mevcuttur. Neo-Asur döneminde, Büyük Zab, Nimrud başkenti etrafındaki arazilere sulama için su sağlamıştır. Bölgeye en eski tarihsel referans, Ur III. Hanedanlığı Kralı Shulgi’nin (MÖ 2047-1999) günümüz Erbil’in eski adı olan Urbilum kentinden bahsetmiştir.  *Bkz. Villard, Pierre (2001), “Arbèles”, in Joannès, Francis, Dictionnaire de la civilisation mésopotamienne, Bouquins (in French), Paris: Robert Laffont, pp. 68–69,

Asur, Nineveh, Nimrud ve Dur-Sharrukin’in gibi büyük Asur başkentlerinin tümü, Büyük Zab’ın Dicle’ye aktığı eteklerinde ve Büyük Zab havzası, Orta Asur ve Neo-Asur İmparatorluklarına giderek daha fazla entegre olmuştu. MÖ 706 yılına kadar Asur İmparatorluğun başkenti Nimrud, Büyük Zab’ın Dicle ile birleştiğinden sadece 10 kilometre (6.2 mil) uzakta bulunuyordu. Asur Kralı II. Ashurnasirpal, “Patti-Hegalli” adında, Büyük Zab’dan Nimrud çevresindeki araziyi sulamak için su çeken bir kanal inşa etti.  Bu kanal, halefleri III .Tiglath-Pileser ve Esarhaddon tarafından restore edildi.* Bkz. Oates, David (2005), Studies in the Ancient History of Northern Iraq, London: British School of Archaeology in Iraq, pp. 46–47 Bu kanal, Büyük Zab’ın sağ sahiline uzatılmıştı. Bir tünel aracılığıyla bir kaya blöfünü kesiyordu ve tünel, bugün hala görülebilmektedir. * Bkz.  Davey, Christopher J. (1985), “The Negūb Tunnel”, Iraq, 47: 49–55, 

Yeni Asur İmparatorluğunun yıkılmasından sonra Medler bölgenin kontrolünü MÖ 612 de ele geçirdi, daha sonra Akaemenidler/Persler MÖ 550 yılında bölgeye hakim oldu. Makedon Kral Büyük İskender’in ellerinde Achaemenid İmparatorluğunun yıkılmasına yol açan MÖ 331’deki Gaugamela Savaşı  bölgenin siyasal geleceğini belirleyen savaşlardan biriydi. Bu savaş Musul civarında Büyük Zab’ın kuzeyinde gerçekleşti. Alexander’ın MÖ 323’teki ölümünden sonra, bölgenin kontrolü Selefkoslara/Seleukidlere geçti.

İslamiyet sonrası Emevi Halifeliğini sona erdiren Zab Muharebesi (MS 750),  son Emevi Halifesi II. Marwan ile Abbasi As-Saffah tarafından yapıldı.

MS 13. yy da Moğolar, Kürdistanı ele geçirip, Erbil’in fethi sırasında savaştan kaçıp, kurtulanların çoğu Büyük Zap’ın erişilemez vadilerine sığınmışlardı.

19. ve 20. yüzyıllarda, Büyük Zab havzası, özerklik için çaba gösteren yerel Kürt güçlerinin sıkça ayaklandığı bölge idi. 19. yüzyıl boyunca, bölge yerel Kürt liderler tarafından kontrol edildi. I. Dünya Savaşı sırasında bölgede şiddetli çatışmalar yaşandı ve Rewanduz, 1916’da Rus askerleri tarafından yağmalandı.  I. Dünya Savaşı’nın ardından, bir Kürt devletinin kurulması için çaba göstererek Barzani kabilesi arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Diğer birkaç Kürt kabilesi ve Barzaniler ile Irak Hükümeti arasında görüşmeler yapıldı. Fakat sonuç alınmadı. Bu ayaklanmaların sonuncusu 1990-91 yıllarında başladı ve Büyük Zab havzasında kasaba ve köylerin ağır bombardımanlarına yol açtı. Saddam İktidarının devrilmesine rağmen Büyük Zapın Mahmur şehrinden sonra devam eden ve Dicle Nehrine dökülen kısmı “Tartışmalı Bölgeler” alanında kalmıştır.

Bahoz Şavata

02.02.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir