Press "Enter" to skip to content

DÜNDEN BUGÜNE NEWROZ

Tarih boyunca dünyada yaşanan haksızlıklar dikkate alınırsa, günümüzde Kürdlerin Newroz’u; iyilerin kötülere karşı direniş ve milli kurtuluş mücadelesi olarak algılaması doğru bir tavırdır.

Kürdistan’da Newroz, doğuda kalan bölgelerinde kadim bir gelenek, bazı yerlerde /özellikle Güneybatı ve Kuzey Kürdistan’da yakın dönemde. Kürd aydınları ve aktivistleri tarafından geliștirilmiș milli direniș kutlamasıdır.

Nitekim tüm Kürdistan’da işlevselliği bakımından Newroz, ülkemizin bazı yerlerinde baharın döngüsü olarak, bazı yerlerde bir özgürlük ve direniș günü olarak çeşitli arzular ile kutlanır.

1969 sonrası Kuzey Kürdistan’da başlatılan Kürdlerin milli hakları için yüceltilen Newroz Direnişi kutlama tavrı ya da işlevselliği, o zamana kadar ekseri Dicle Nehrinin doğusunda Mazda inançlı geleneksel olarak yaşanmış kadim Newroz adına hala yerinde bir hak mücadelesi ve doğru direniş tarzıdır. Bu tutum, geleneksel Newroz tarihi efsanesinin mantığına da uygundur.

***

Antik Tarihte Newroz

Tarihte Newroz kutlamalarının yaşatılmış toprakları tespit edildiğinde, antik dönemden buyana daha çok Mazdacı Ateşperesti dinin yoğun yaşandığı Ana Medya/Doğu Kürdistan menşeli topraklar olarak görünür. Nitekim ilk Newroz kutlamaları Doğu Aryan halkların kurdukları Med, Pers, Part ve Sasani İmparatorlukların başkentleri: Hemadan, Pasargad, Persopolis, Sus vs şehirlerinde kurulan alanlarda, yaklaşık 1200 yıl törenler düzenlenerek kutlanmıştır. Bu nedenle antik dönemden bu yana, tarih boyunca Newroz kutlamaları, Mazdacı atesperesti inançlı toplulukların yaşadıkları her yerde ve göç alanlarında bir gelenek olarak ayrıca sürdürülmüștür. Asya’da başta Doğu Aryan, sonra Mazdacı dini benimseyen Kafkas ve Ural-Altay kültürlü halklar da Newroz kutlamalarının çeşitli ritüellerine sahip çıkmışlardır.

Ön Asya’da genelde klasik kadim Newroz geleneği, Dicle Nehrinin batısında eski Mitanni-Hurri topraklarında Antik dönemde görülmez. Bu konuda elimizde bir tarihi kayıt da yoktur. Medlerin ve Parslerin bu coğrafyayı fethi sonrası da Dicle’nin batısında Newroz kutlamaları, Büyük İskender’in fethi (MÖ 330) sonrası da yine görülmez.

Selevkosların, MÖ 300’lerde Büyük İskender sonrası hakim olduğu ve devamında Büyük Roma İmparatorluğunun 950 yıl hakim kaldığı “Büyük Medya” topraklarında ya da coğrafik görünümüyle: Yukarı Fırat ve Dicle palatolarında; Mitanniler, Medler, Persler, Hurriler, Ermeniler, Asuriler iç içe yaşarlardı. Bu halklardan geriye Roma–Bizans döneminde Kürdleri tanımlayan kayıtlarda Mitanniler yerine Med ve Pers soylu tanımı öne çıkmıştı. Roma sürecinde özellikle Kürdlerin Karduk Devleti oluşumu ve bölgede Hıristiyanlık dininin Asuri (MS 180) ve Ermeni (MS 301) topluluklarca kabulü sonrası, bu halklar tarafından Kürdlerin ataları Doğu Aryan kültürel kökenli topluluklara Gord, Karda ve Ekrad adları verilir oldu. Yaşadıkları topraklara Medya denmeye başlandı.

Bu tanımların gölgesinde bizlere kalan kültürel bilgiler henüz bir avuçtur. Bu sınırlı bilgiler, özellikle Kuzey Kürdistan’da bu güne kalan ve bir genellik arz eden Göçer Kurmançlar ve yerleşik yaşam içindeki bir kısım Kurmanç ve Kirdkî/Zaza Doğu Aryanlar için bize pek bir şey anlatmıyor.

Zaten Dicle’nin batısındaki Kürdlerin (büyük olasılıkla Dersim-Bingöl-Siverek Kırdkî/Kirmanc’ların) ataları olarak kabul ettiğimiz Doğu Aryan kültürlü Mitanni kadim dönem antik inancında Mitracı Atesperesti inanç vardır. Bu nedenle Mitannilerde, Ahura Mazda inançlı Zerdüştü Newroz kutlanmaz. Anlaşılan eski Mitanni Yukarı Fırat ve Dicle Mitanni topraklarına, Urartu ve Asuri (MÖ 1200-614) dönemde yerleşmeye başlayan Med ve Pers Doğu Aryan kabilelerin Mitannilerin geleneksel Mitracı dinini zımnen kabul etmiş olduğu görülür. Fakat bölgeye Medopers imparatorlukları (MÖ 312-330) hâkimiyeti sonrası Anadolu ve Kuzey Kürdistan topraklarında bazı Med ve Pers eski garnizon şehir yerleşimlerinde; Kapodokya, Amasya, Trabzon, Mudanya, Malatya, Sophene, Amid vs. Mazdacı dini ritüele uygun ateş tapınakları görülmüştür. Yine de, bu dönem buralarda Newrozların kutlandığına dair bir bilgi yoktur. Newroz kutlama geleneği olsa idi, bu gelenek, Kommagene’de, Pontos Anzelani’de, Kapodokis’de ve Sophene’de yaşatılmış olurdu. Nitekim milat sonrası Hıristiyanlığı benimseyen Asurilerin ve Ermenilerin Antik dönem kayıtlarında, Yukarı Fırat ve Dicle bölgelerindeki Kürdlere dair Tanrı Mitra inançlı tapınaklar ve arkeolojik birçok eser bulunur. Bu tapınak sunumlarında da Newroz kutlaması, bahse konu edilmez. Ayrıca en yakın dönem milat başı Tanrı Mitra’ya sahip çıkılan, Kommagenê Devleti Kral Antiokos’un (MÖ 98-MS 38) ünlü “Tiblesi Bêlî / Nemrut Tapınağı kayıtlarında da Newroz törenlerinden hiç bahsedilmez.

Anlaşılan yaşatılan inanç ve geleneklerde baskın olan Mitracı inançtır. Çünkü Tanrı Mitra bölgenin her yerinde bir genelliktir. Kısacası yukarı Fırat ve Dicle platolarında Doğu Roma İmparatorluğu denetiminde yaşayan Kürdler, Tanrı Mitra inançlı idiler. Bölgedeki Kürdlerin, Sasani İmparatorluğu denetiminde kalan Mazda inançlı diğer Kürdleri gibi Newroz kutlamaları yoktu. Yine aynı dönem Fırat’ın batısında yaşayan ve Tanrı Mitra inancını benimseyen Romalıların bu doğrultuda; Newroz hakkında şimdiye kadar bir belgelerine rastlanmadı.  Sadece günümüz Doğu Karadeniz, Gürcistan ve Kafkas Aras Ermeni coğrafyasında özellikle Doğu Aryan Part ve Sasani İmparatorlukların denetiminde kalan topraklarda Newroz kutlamalarının yapıldığını görürüz. Bunların dışında Ermeniler Doğu Aryan Mecusi bayramı Newroz’u/Yeni Yılını ve kış ortasındaki Ateş Şöleni’ni de kutlarlardı. Bu etkinlikler de bölgede Hıristiyanlık sonrası kaybolur. *Bkz. Bahoz Şavata, “Kürdlerin Tarihi- Cilt 2,” sayf. 345 Tarihçi Agatangeğos verdiği bilgiye göre, buralarda  sekiz tane önemli tanrı vardır. Aramazd (Ahura-Mazda), Anahita, Mihr (Mithra), Nane, Tir, Barşamin, Astğik ve Vahevanyan.

Genelde daha çok Mazda inançlı veya İslam öncesi Zerdüştü olan Sasani Medyası Kürdlerin de ve diğer komşu halklarda kısmen Newroz kutlama geleneği belli bir ritüelde bu güne kadar korunmuş ve yașatılmıștır.

İslamiyet öncesi Roma Medyası Kürdleri

İslamiyet öncesi Roma Medyası/Yukarı Fırat ve Dicle Kürdlerinde iki ana sosyal grup görülür. Göçer Kürdler ve Yerleşik Kürdler. Göçer Kürdler, kendilerine; “Kurmanç”ız derlerdi. Kürd Kurmanç göçerler, daha çok Newroz’a rastlayan Mart ayında Roma İmparatorluğu denetimindeki Kuzey Kürdistan’daki Anti-Toros dağlarındaki Yukarı Fırat platolarına ve yaylalarına göç ederlerdi. Kışın ise, yine ılık iklim şartlarını yaşayacağı Anti-Toros dağlarının güneyinde kalan topraklarına geri dönerlerdi. Ayrıca bu bölgelerdeki köylerde ve kasabalarda yaygın yerleşik Kurmanç Kürdler yaşardı. Yerleşik Kürd gruplardan bazıları da, tüm Kürdistan’da bir sosyal statü olarak görülen dini grup köyleri ya da önemli yerleşim merkezlerine sahiptiler. Yerleşik konumda olduğunu düşündüğümüz diğer Doğu Aryan kültürlü halk Kirdkîlerin/Zazaların Dersim-Bingöl hattındaki atalarıydı. Bu topluluklarda daha çok yine tanrı Mitraya tapan Göçer Kürd Kurmanç ve çok tanrılı ve Mitracı Ermeni kabileler ile birlikte yaşadıkları zannedilmektedir.

Hıristiyanlığın Roma devleti tarafından kabulü ve İslami Abbasiler Dönemi sonrası Roma Medyasında (MS 840) yeni olaylar yaşanır. Doğu Medyadan İslami Abbasi baskılarından kaçmış Azerbaycan üzeri gelen: Mazdacı inançtan daha önceleri kopmuş Manici, Mazdekçi kendilerine; Hurremi denilen ateşperesti gruplar, Roma devleti tarafından Fırat’ın batısında Dersim- Semsur hattına yerleştirilmiştir.  Buralarda kadim Şemsçi-Güneşe tapan ve Tanrı Ba’ala inanan gruplar dışında Hıristiyanlıktan ayrı duran, ondan kopmuş Samsatlı Pavlikoncular gibi Ghonostik dini gruplarda görülmüştür. Bu dini gruplar arasında da kimi yörelerde Mart ayında özel ayinler yapılırdı. MS 10-12. yy arasında Batı Fırat azınlık inançları güney Zağroslarda ve Hevraman üzeri gelişmiş“İslami tasavvufçu Sufi’ leri ile buluşurlar. Özellikle Sasani Medyasında eski Manici ve Mazdekçi ve daha sonra Hurremi hareketlerde yer alan Kürdlerde Kakayi ve Ezidi şeklindeki inançları oluşur. Roma Medyasına, yayılan Kürd Ateşperesti-Mazdekçi Sufilerin öncülüğünde Yukarı Batı Fırat hattında Kürd Reaya Haq inançlı grupların oluşumuna MS 12. yüz yılda rastlanır. Bu öncülüğü, E’bul Vefai Kurdi‘nin bölgede kurmuş olduğu ocaklar ile gerçekleştirdiği bilinir. E’bul Vefa’inin çizgisinde: Sınemillî, Avuçan. Dedekargın vs. adlı Reaye Haq ocakları bu çalışmalarda öne çıkarlar.

Bu gelişmeler sonucu Kuzey Kürdistan’da ve Anadolu’ya İran-Irak üstü gelen Moğol ve Selçuklu istilaları ile İran-Irak üstü Anadolu’ya gelen ve Fırat’ın batısına yerleşen bazı Mani ve Mazdek kökenli Hurremi ve Reaye Haq ocakları inanç gruplarında da değişik ritüellerde Mart ayının üçüncü haftasına, Newroz’a denk gelen “Heftemole” adlı kutlamaları görülür.

Ön Asya’nın pek çok kültürü ile temsil olunan Selçuklular, devamında Osmanlı Devleti, özellikle İran’da Mazdacı, Manist ve Mazdekci vs. inançlardan etkilenmişlerdi. Bu devletler Kuzey Kürdistan’da bulunan devletin has sancakları olan şehirlerinde, Newroz’u resmi bahar bayramı şenlikleri şeklinde kutlardı. Fakat yerel halk Kürdler, bu Newroz şenliklerine katılım göstermemiştir.

Orta dönem ilk duyduklarımız ve bahse konu olan Newroz ritueline dair değinmeleri, ünlü Kürd Beyleri, din adamı Mellalar, Dengbejler ve Kürd şairlerin eserlerinde görürüz, Bitlis Beyi Şeref Han‘ın “Şerefname”sinde, Ahmedé Xani’nin “Memû- Zin”inde,  Dîwana Feqiyê Teyran ve Melayê Cizîrî’deki şiirlerde vs. Newroz’dan bahsedilir. Dikkat edilir ise, Newrozdan bahseden bölgeler daha çok eski Sasani döneminde Dicle’nin doğusunda kalan Zağroslara yakın Kürdistan’ın iç bölgeleridir.

***

Günümüzde Kürdistan’da Newroz

1921 Koçgiri,1946 Mahabad,1958 Güney Kürdistan sonrası Kürdistan’ın her alanında gelişen Kürd milli mücadeleleri sonucu Newroz Günü kutlamaları daha çok Kürd milli bilinci olan aydınların ve örgütlerin çabaları ile yeni bir milli ifade kazanır.  

Kuzey Kürdistan’da Newroz kutlamaları ilk defa diğer Kürdistan parçalarının geleneksel Newroz kutlamaları ile birlikte 1969 yılında Silvan’da gerçekleştirilir.

1969 yılında, Newroz meselesini, Suriye’ye gidip, oradaki Kürd yurtseverlerinden öğrenen Mella Ebdilkerim Ceylani, milli duyarlılığı olan arkadaşları ile Silvan’a, hakim bir tepede “Newroz Ateși” yakarlar. Bu Newroz kutlama şeklinin Güneybatı Kürdistan sahasında Kürd Milli Hareketinden etkilenmiş, Dr. Şıwan ve arkadaşlarının çabası ile 1975 sonrası ortaya çıkan yeni her Kürd siyasi yapısı tarafından geliştirilmiş ve tüm Kuzey Kürdistan’ına yayılmış olduğu da gözlenir.

Benim bizzat şahit olduğum Güney Kürdistan 5.Mart 1991 Newroz Raperini/ Kalkıșmasında, Kerkük‘ün kurtuluşu, illa ki 21 Mart Newroz Günü gerçekleşmesi hedeflenir. Maalesef bu milli arzu, bir gün gecikme ile Kerkük’ün kurtuluşu, 22 Mart Günü’ne sarkar. Bir yerde bu beklenti ve arzu, Kürdlerin Newroz efsanelerinden kadim anlatımı olan “Demirci Kawa” efsanesinde olduğu gibi: Newroz gününe denk gelecek olan Asur’un düşüşünün beklentisidir!

Kısacası kadim Newrozlar ve yakın dönem Newrozları Mazda inancı ile şekillenmiş eski efsanesinin haklı ve insani arzu ve felsefesinden hiçbir şeyi dışlamamıştır. Yani birçok Newroz efsanesi vardır. Ama Newroz’un felsefesi tektir! Tüm Newrozlarda, iyilerin kötülere karşı zaferi, her daim arzulanmıştır.

Birleşmiş Milletler de; Newroz Kutlamalarını, insanlığın kültürel ortak mirası kabul ederek, ayrıca ona gereken saygıyı göstermiştir.

Bahoz ŞAVATA

Güncelleme: 28.03.2020

Resim: Amed’de Newroz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir