Press "Enter" to skip to content

HARPUT ADI

Harput adı Hurrilerden kalma bir addır. Bölgeye egemen olan farklı kültürler, buraya kendilerine göre yeni adlar verdiler veya var olan adları kendi dil telaffuzlarında farklı okudular. Mesela bu okunuşlardan MÖ IX-VIII inci yüzyılda Harput ile ilgili bilgileri “Hurriputava” şeklinde görüldüğünü Karkami (günümüz Karkamış-Antep) menşeli bir Hitit hiyeroglifi kitabesinde işlenmiş buluyoruz. Bir kitabe de Pağjin’dedir. Karkami Kitabesine göre; “Hurriputava (Günümüz Elazığ) şehrinde Hititlerin baş tanrılarından biri olan Fırtına Tanrısının mabedi mevcuttur.”*Bkz. H. TH. Bossert, Ein Hethitisches Königssie’el. Berlin, 1944. s. 101- Bossert Altanatolien 1942. Berlin, s. 93, No. 1212. MÖ 12. yy sonrası ise, Ege Deniz Kavimlerinin Anadolu’ya ve Yukarı Fırat Platolarına göçü sonrası Harput adının diğer bir okunuşu: “Harberd” şeklinde Emenice bir telaffuz dur.

Urartolog Paul Zimansky, Urartu halkının (ya da en azından yönetici ailenin) Musasir‘den (Ardini-Gevher olabilir) kuzeybatılarında kalan Van Gölü bölgesine göç etmiş olabileceğini iddia etti. *Bkz. Zimansky, Paul “Urartu and the Urartians”, pp. 557. Zimansky’ye göre, Urartu egemen sınıfı sayıca azdı ve etnik, kültürel ve dilsel açıdan farklı bir nüfusa hükmediyordu ve Urartu krallarının da çeşitli etnik kökenlerden gelebileceğini öne sürecek kadar pek çok görüş ileri sürdü. *Bkz. Urartian Material Culture As State Assemblage: An Anomaly in the Archaeology of Empire, Paul Zimansky, Page 103 of 103-115.

Eski Urartu da şehir adlarının özellikle Ermeni dönem Büyük Kral Tigran (MÖ 95-55) sonrası ifadesinde bazı şehir adlarının sonunda; “kerd/kırd/perd/bert” şeklinde takılar almıştır. Mesela: Harbert, Mazkert, Malezkert, Tigranakert, Alaşkert, Baghaberd, Vardanakerd, Tikzakerd, Adamakerd, Hunprekerd  vs.  

Şu bilgi kesin “berd/erd/ırd” son ekli şehir adları zaman olarak Urartu sonrası tanımlamadır. Urartular kurdukları kaleleri ve şehirleri ile bilinirler. Bu yerler kurucuların adları ile daha çok belirtilir.

Kerd” takısı, eski ariyaca dilde ve günümüzde Kirmanc/Zaza ve Farsça dilde: “yaptı, kurdu” manasındadır. Kűrdçe Soranca lehçesinde “berd” ise: “taş” anlamındadır. Bu takıların anlaşılan Kürdçe veya Kirmanc/Kırdki (Zazaca) ile alakası yoktur. Urartu bölgesi Küçük Zap Nehrinin altında yaşamış olan Kürd Soranların coğrafyasının oldukça kuzeyinde kalan günümüzde Kürd Kurmançların ve daha kuzeyde Yukarı Fırat boylarında Ermenilerin ve Kürd Kırdıkilerin/Zazaların topraklarıdır. Fakat yaşanan dönemde bu bölgelerde Kürdlerin ataları Mitanniler vardı. Onların dillerine de o kadar hakim değiliz. Şehir isimlerinin sonuna konan “kerd/kırd/perd/bert” şeklindeki bu takıları şimdilik Ermenilerin ve Kurmancların/Kirdîlerin (Zazaların) dilinde olabileceği şeklinde bir tespit yapabiliriz.

Bu durumda bu “berd veya kerd” takının bölgenin diğer Aryan kültürlü kavmi olan Ermenice dildeki sorgulaması da yapılmalıdır.

Urartu’ya kuzeyden baskın olan ve MÖ 5. yy sonrası güneye sarkan Kral Tigran’ın MÖ 1. yy’da Silvan-Amed bölgesinde kurduğu fakat yeri henüz tespit edilmeyen “Tigranakerd” şehri adı dikkate alınmalıdır.

Urartu yöneticileri Hurrice dile sahiptiler. Kassit ve Asurlular’da görülen, kimi tarihçilerin “Gösteriş Yazıtları” dedikleri sınır taşı ve zafer anıtları Urartular da kullanıyordu. Urartu’nun her yıl düzenledikleri sefer sırasında gittikleri bölgelerin en uç kısımlarında tamamen propaganda amaçlı olarak, ana kayaya kazdırdıkları ya da diktikleri yazılı stellere göre çizilen sınırlar vardı. Buna göre kuzeyde Ardahan bölgesine ve Gürcistan sınırına, doğuda Hazar Denizi yakınına, batıda Malatya-Elazığ sınırına dikilmiş (İzoli Yazıtı, Palu Yazıtı) yazıtlar bulunmuştu. Diğeri ise, Urartu’nun egemen olduğu bölgelerin sınırını çizerken dikkat edilen devletin inşa ettiği kentlerin ve bağlı yerel yönetim merkezlerinin dağılımına bakılarak yapılan yazıtlardır. Bu yazıtlarda birçok yerleşim yerinden bahsedilir. Fakat şehir isimlerinin sonunda yer alan “berd veya kerd takısı almış bir yerleşim ismi görülmez. Urartular çivi yazılarını Arami alfabesini kullanarak kendi Hurrice dillerinde yazıyorlardı. Bu yazılar etimolojik olarak iyi bir sorgulamadan geçmedi. Hala tarihi sorgulamalarda kültürel olarak bölge gerçekliğine coğrafi ve siyasi hakimiyete göre bakılıyor. Oysa bölge geçişken kültürlere sahip olmuştur. Bu konumu hala sürmektedir.

Ermenilerin ve Kürdlerin ataları bölgedeki Mitanni, Med ve Pers kabilelerin dilleri ile Urartu Hurricesi arasındaki farklılık dil ailesi bakımından oldukça fazladır. Urartu Hurrice dili Kafkas dil ailesindendir. Ermenice ve Kürdlerin ataları olan Mitanni, Med, Pers grubu ise Ariyaca dilin iki farklı şubesinde yer almaktadırlar. Bilindiği üzere, Hıristiyan dinine geçmekle bölgedeki diğer Aryan halklardan tamamen dini olarak kopan Ermenileri ayrı tutarsak, Mitanniler, Medler, Persler geçmiş Hindui-Aryan tüm kültürleri ile günümüz Kürdlerinin kadim atalarıdır. Ermeniler, Hindui özellikleri olmayan, Ariyaca dile sadece dilde bir yakınlık olan ve daha çok Trakya Aryanları soylu bir kültürleri vardır. Ermenileri, kültür ve antropolojik olarak da Balkan Aryanlarına: Arnavutlara ve Yunanlara daha yakın bulurum.

Tekrar konuya dönersek “Harput” adının kaynağı tartışmalıdır. Kökende Hurrice olan “Xarpet” adı da telaffuzda çeşitli biçimlerde kullanılmıştır. Şimdiye kadar kullanılmış Harput kenti adları topluca yazarsak,  çeşitli kaynaklarda: “Harput/ Hartaberd/ Hartabert / Hartabird / Xartabird, Haratparat” (Hurri-Ermeni Dönem); “Ziyad” Ziyad, Zaid / Zait, (Pers Süreci)   “Ziata Castellum,  Handzit/Hinzit, Karkathioker-ta/Karkathiokerta / Xarpote/ Xarpeta/ Xarpata”, Quartapiert/Quart-Piere, Harputaş, Kharpert/ Kharberd/ Karbed/ Harberd/ Garpert/ Harbert/ Hoiberd, Harpote, Kharput/Karput, Harputauanas, Harpurt/Harpurd, Hartpirt/ Hargirt/ Harbit/ Harbirt/ Harbid/ Harbut, Herburt/ Herbrut/ Herput/ Herprut,” gibi (Roma Süreci) ve “Hasan Ziyad/, Ilüsnüziyad, Hısn-ı ziyad” (İslami Sürec) adlar ile çeşitli kaynaklarda anılmıştır.

Asur çivi yazılı Urartu tabletlerinde rastlanan “Xarpata/Karpata ile bu addan Xarput adının kastedildiği düşünülmüştür. Amasyalı Strabon’un (MÖ 63-23) bahsettiği Sophene bölgesindeki “Karkathiokerta“nın Xarput/Harput olduğu, hatta isminin de buna dayandığı ileri sürülmüştür. Bu ismin Ermenilerin MÖ 12. yy sonrası bölgeye yerleşimi ile Ermenice dil telaffuzunda yeni bir biçim almış olduğu düşünülebilir. Ayrıca MÖ IV. yüzyılda Persler tarafından  Xarput ele geçirildiğinde buradan “Ziata kalesi” şeklinde söz edildiği, bu adın da İslamiyet sonrası Arapça’ya;  “Hısn-ı Ziyad şeklinde geçtiği bilinmektedir. “Harput” ismi Bizans kaynaklarında “Xarpote” ve Frank tarihçilerin eserlerinde; “Quartapiert şeklinde geçmektedir. Evliya Çelebi ise, Al-i Osman Defterhanesinde  “Hasan Ziyad ülkesi” diye yazılı olduğunu kaydeder. Osmanlı devrine ait diğer kaynaklarda ve belgelerde Hartabird, daha yaygın olarak da “Harpurt veya Harpurd imlasıyla görülür. 

Kısacası “Harpert” adı incelemesinde görülen “berd/ ırt” takısı daha çok Ermenilere ait olduğu düşünülmelidir. Ermenilerin Xarput’a egemenliği sonrası Xartaberd telaffuzu oluşmuş ve dönem dönem Harput adının farklı okunuşları gelişmiştir.

BAHOZ ŞAVATA
Güncelleme: 07.09.2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir