Press "Enter" to skip to content

Hurrice

Kürtçe Dilinin Tarihi
Dosya -4-

Özellikle MÖ 17. yy sonrası Kürdlerin kültürel ataları kabul ettiğimiz Mitannilerin Küçük Asya’da ilk göründüğü topraklar, Hurri topraklarıydı. Bu topraklarda Mitannilerin diğer halklar ile kültürel etkileşimleri olmuştu. Bu etkileşimlerin dil de, dinde, edebiyat ve sosyal yaşamda yeni bir kültürel biçem yarattığı da gerçekti. Mitannice dilinin modern devamcısı olan Kürdçe dilin Kurmanci ve Kırdki (Zazaca) lehçelerinde olan Yarı Ergatif (dönüşen) yapısal özellik diğer İrani dillerde ve Kürdçe dilinin Sorani ve Gorani lehçelerinde görülmüyordu. Dilsel bu yapısal özelliğin Kurmanci ve Kırdki lehçelerde oluşumu Eski Hurrice dil coğrafyasındaki Mitannilerin Hurriler ile kültürel etkileşiminden kaynaklanmış olabilirdi.

Şimdi Kürdçe ile Hurrice dil arasındaki yapısal tipolojik uzaklığı ve ortaklığı açığa çıkarmaya çalışalım.

Dünya dillerinde yapısal tipoloji

Dünya dillerinde yapısal dil özelliklerinin incelenmesi öncelikle tipoloji alanındadır. Dilde geçerli tipolojik ilgili; morfolojik, fonolojik ve semantik-söz dizimsel özellikleri vardır. Uygulamada tüm diller için en genel “evrensel” gerçekler uygulanır. Dillerin mukayesesinde “kısmi evrensel” geçerlilik veya ortaklık, yalnızca belirli diller içindir.          

Dilde 19. yüzyılın başına kadar yapısal tipoloji sınıflamasının gerçek yaratıcısı Alman Fredirich V. Schlegel oldu. Schlegel, Hint-Avrupa çalışmalarında, karşılaştırmalı dil bilimde ve morfolojik (biçim bilim) tipolojide öncüdür. Ona göre dillerin anlaşılması için kabaca, basitlik ve netlik uğruna dünya dillerini dört temel tipolojik alana ayrılabilirdi. Nitekim onun bu tanımlanması dünya dilbilimcileri tarafından kabul edildi.  Dünya dillerinde tarihsel olarak görülen dört temel tipoloji şunlardı:

1-Tek heceli izole dil tipi: Bu dil türü, kelimelerin sabit formlar ile tanımlanır. Bu tip özellikle farklı sözde eski Çince gibi dillerde “kök kelime” olduğunu ifade eden terimler yoluyla tek heceli kelimelerle kurulu dildir.

2-Çok bileşimli (veya manevi) dil türü: Bu dil türü Ainu, Çukçi ve Güneybatı Hint dilleri kullanım alanlarında “çoğunlukla egzotik dil yapılarında” yaygındı.

3-Çekimsel dil türü: Hint-Avrupa ve Semitik/Sami diller bu yapısal tipoloji konumundadır. Bu grubun belirleyici özelliği kelimelerin yapımında çekim sayesinde form değişikliği olduğu, başka bir deyişle bu gibi dillerde kelime-vücut değiştirebilir. Böylece aslında biriken birkaç anlamda ve bir gramer terimi olarak mevcut olduğunda birçok biçim birim ifade edilebilir. Örneğin. Bir Hint-Avrupa İrani aileden Kürtçe ve Samice dil ailesinden olan Arapça dilleri Çekimsel Tipoloji Dil türündendir.

4-Bitişimli dil türü: Bu tip dil tüm dillerin çoğunda görülür. Bu grupta dilde görülen özellik, kendi genetik köklerinden çok bağımsız sahip olduklarını özetleyebilen bağlantıları dilde ifade edilir. Kelimelerde değişmeyen çatı “en küçük ortak payda” kök ve (eklerin) bu gramatik unsurların bu kök üzerine bağlılığıdır. Bu (gövde ya da kök ile sesli yapıştırılmış ünlülerinin ayarlama gibi) ses uyumu gözlemlemek için şaşırtıcı derecede kelimede uzun birleşimlilik zincirleri, imal edilebilir. *Bkz. Plank, Xenia 21, 88, 1988. Tarihte Sümerce, Hatti, Hurri, Urartu, Proto Doğu Kafkas: Naçiyan ve Lezgiyan ve modern dönemde Ural-Altay dilleri, Türkçe, Fince, dilleri yapısal olarak Bitişimli Tipoloji Dil alanındaki dillerdir.
Bazı Kürd çevrelerindeki Kürdçe ile Hurrice dilde söz dizimsel ve tipolojik ortaklık ve etnik birliktelik arayışlarının ne kadar hatalı olduğu bu vesile ile görülmüştür, sanırım.

Şimdi tarihe yeniden dönersek. Kadim tarihte Hurrice dili ile akraba olan tek dil, MÖ 1. binyılda Urartu İmparatorluğu’nun merkezinde, Yukarı Zap Vadisi’nin dağlık kesimlerinde ve Van Gölü civarında konuşulduğu bilinen Urartuca diliydi. Hurrice ve Urartuca dilleri, Hurro-Urartu adı verilen ve bilinen hiçbir dil grubu veya Eski Yakın Doğu dilleri ile belirgin bir genetik ilişkisi bulunmayan, küçük ve ayrık bir dil ailesi oluşturmuştu. “Urartuca dilini, özellikle Eski Hurrice adı verilen bir lehçe ile benzerlik gösterdiğinden, bu dilin MÖ 2. binyıl ortalarından geç olmayan bir tarihte Hurrice dilinden farklı bir kol olarak ayrıldığını varsayabiliriz.” *Kaynak: Mauro Giorgieri, University of Pavia, Italy- http://www.aktuelarkeoloji.com.tr/hurrice-ve-urartuca

Bitişimli Dil Tipolojisi olan Hurrice dili, Hint-Avrupa ve Semitik tipolojik özellik göstermediği gibi aynı coğrafyada dönemsel komşusu olan, yapısal olarak ön eklerden oluşan Bitişimli Tipolojisi olan Hattice dilinden de farklıydı. Hurrice’nin başlıca özelliği kelimelerin arkasına eklenen eklerle oluşması iken bilinen hiçbir sondan eklemeli bitişimli dile de benzemiyordu.* Woodard, Roger D. (2008). The Ancient Languages of Asia Minor (İngilizce). Cambridge University Press. Ayrıca Hurrice dili, sondan eklemli modern Türkçe veya Fin dilleri ile de genetik bir ortaklığı yoktu.

Hurrice dilde yazılmış belgelerin çoğunluğu Hitit başkenti Hattuşa’da (Boğazköy), Babil Gılgamış Destanı’nın Hurrice çevirisine ait fragmanlarda, Akkadça-Hurrice çift dilli metinler ve Hurrice kelimelerin karşılıklarını Sümerce, Akkadça ve Ugarit dilinde veren okul metinlerinde, Mari ve Amarna arşivlerinde bulunmuştur. Bunlardan 1877 yılında Tell el Amarna’da bulunan MÖ 15. yy. sonu 14. yy. başına tarihlenen, Mitanni kralı Tuşratta’nın Mısır kralı III. Amenophis’e gönderdiği uzun mektup, bu dilde yazılmış en önemli kaynaktır.

1971 yılında yayımlanan Gramer kitabında Rus dilbilimci bilim adamı I. M. Diakonoff, Hurrice dilin modern Kafkas dilleri Nachian ve Lezgian dilleri ile bir ilişkinin olabileceğini tahmin etmişti. Yeniden yapılandırılmış halleriyle Ön Hurro-Urartuca dillerinin, Kuzeydoğu Kafkasça dilleri arasında bu genetik ilişkiler olabileceği fikri kesin değildi ve dilbilimciler tarafından bu fikir genel kabul görmemişti.

Fakat bazı özellikleri bakımından Kafkasça bir dil olduğu ağırlıkla düşünülen Hurrice dilinin, Hint-Avrupa dil ailesinden olan İrani dil grubu veya bu ailenin genetik üyesi olan Kürdçe dil ile çok cüzi yakınlıkları vardı. İki dil yapısal ve genetik olarak birbirleri ile alakalı olmasa da Kürdçe dilinin Kurmanci ve Kırdki lehçesi ile Hurrice dilin ergatif benzer yapısal özellikleri nedeniyle bazı ortaklıkları vardı. Anlaşılan bu cüzi yakınlık geçmişte iki halkın aynı coğrafyada bir ortak yaşamı uzun yıllar paylaşımı sonucu doğmuştu.

Bahoz Şavata

Güncelleme: 07.12.2018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir