Press "Enter" to skip to content

Hurriler

Kürtçe Dilinin Tarihi
Dosya -3-

Hurriler Dönemi

Kürd oluşumunun coğrafyasının kadim kültürel görünümlerinden biri Kafkas kültürlü olduğu düşünülen Hurri kabilelere aittir. MÖ III. bin yılın ortalarından itibaren Yukarı Dicle çevresinde görülen zamanla bölgeye yayılan, konuştuğu dil bakımından yerel kabul edilen ve MÖ II. yüzyıl itibariyle tedricen ortadan kalkan eski çağ halkı; Hurri adı ile isimlendirildi. (Hurrilere ait Hurrice dili, bu serinin ikinci kısmında inceleyeceğiz.)

Filolojik kaynaklardan bahsederken üzerinde durmamız gereken en önemli konu, Erken Bronz Çağından itibaren 2500 yıl boyunca günümüz Kürd platosunun etnik bütünlüğüne egemen olmuş Kafkas kültürlü Hurri egemenliğidir. Hurriler adına ilk defa Akkad Kralı Naram–Sin’in (MÖ 2254’de) Yukarı Fırat Bölgesinde ittifak halindeki krallar koalisyonu ile yaptığı bir savaşa dair notlarında karşılaşırız. Bu savaşta yer alan; “Simurrum Kralı Putimatal ve Marhaşi Kralı Xaupşim gibi Hurrice şahıs adları taşırlar.” *Kaynak: I. Gelp, HS. S.7: A. Kammenhuber, Die Arier, s.113.http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/18/833/10518.pdf. Hurriler, Akkad döneminde; Marhasi, Simurrum, Tukris, Urkiş, Nawar ve Karhar Krallıkları Dicle Nehri ile Zagros Dağları arasındaki sahaya yerleştirilir. *Bkz. I. Gelp HS, s. 57; A. Parrot-J.Nougayrol, a.g.y. s. 1. v.d. ; J. Friedrich, a.g. y. S.52. Bu bir bakıma Hurri bölgesi o sıralar Akkadların “Guttium” dedikleri bölgedir. III. Ur Sülale dönemi Akkad sonrası Aşağı Mezopotamya’ya Hurrilerin Guti boyunun hâkim kaldığı Post-Sümer dönemidir. *Bkz. W.W. Hallo, Guttium, RİA III (1957-1975) s. 708-709. Hurriler III. Ur Sülalesi sonrası batıya ilerleyerek Isın-Larsa Dönemi’nde (MÖ 1960-1735) Yukarı Mezopotamya’da Ursu ve Hassum gibi şehir devletleri kurmuşlardır. *Bkz. F. Kınal, Sümeroloji Araştırmaları, İst. (1941) s. 1028 v.d.

MÖ 16. asır sonrası “Mitanni Kralı Mektupları”nda “Hurri” adı yeniden ortaya çıkar. “Eski Ön Asya tarihinde bu kavmin adına Mitanni Kralı Tuşratta’nın Mısır Firavunu III. Amonsif’e (MÖ 1413-1377) göndermiş olduğu mektubunda Hurri adı, “Hurwuhe” ve “Hurruhe” şeklinde rastlanmaktadır. Bu isim TevrattaHori” olarak yer almaktadır”. *Bak. Alpman, A. AUDTCF TAD. XIV Say. 25. s. 283. Bir Nuzi (Kerkük yakınında) tabletinde “Dub sar Hur-ru (M) diye söz edilmekte; bir Xana tabletinde tanrıdan “Da-gan Sa Hur-ri” formu bu gün bilim çevrelerinde “Hurri” telâffuz şekline uymaktadır. *Bkz. A.g.e. R.H.Pfeiffer, AASOR XVI(1936) s. 140. Boğazköy metinlerindeki Hitit çivi yazısında birçok görünümleri olan “Hur-la” yazılışının yanında “Hur-ri” formu da kullanılmaktadır. *Bkz. A.g.e. F. Sommer, Die Ahhijava Urkunden, München (1932) s. 42-48, 385-387. Değinilen bu yazılış şekillerinde Hurri; “har, her, hir, hur ve hor” değerlerine sahiptir. Daha geç devirlerde Hurri adı Ugarit yazmalarında “Hri” şeklinde kavim adı olarak geçmektedir. *Bkz. Syria X (1929) pl. LXII (1931) 67 v.d. Adil Alpman, http://dergiler.ankara. edu.tr/dergiler/18/833/10518. PDF

Bazı batılı tarihçilere göre de Hurriler kendileri gibi aynı kültürden olan, Guti, Subartu/Subaru, Kassit kabileleri ve hatta bazılarına göre Elam kabileleri de kapsar. Bu durumu belgeleyen tarihi bir kayıt bulunmaktadır. “Kassitler (MÖ 1676-1100) ait “Nippur Yazılı Kayıtlarında” Kassit kralı III. Kastillas’ın (MÖ 1249-1242) “Hanigalbatlı Alkaptarha” isminde bir Hurriliye mülk bağış etmesi ve Elam krallarından birinin bir Hurri adı olan “Harpatilla” adını taşıması onlar için dikkat çekicidir. Mantıksız değildir. Elam ve Kassit kültürel görünümleri belki de erken Hurri görünümlerdir. Cameron da Elam dilini Kafkas dillerine yakın görmekteydi.” *Bkz. Prof. George G. Cameron, “History of Early Iran” 1986: 14.

MÖ 1650’lerde Hurrilerin, Doğu Aryan kültürlü Mitanniler ile birlikte Yukarı Mezopotamya, Kuzey Suriye, Fırat ve Akdeniz arasındaki bölgeye yönelen yeni göç istilaları ile birlikte bölgede farklı boyları ile yer alırlar. Kuzey batıda Kizzuwatna, Kummuh, Muşki ve Fırat’ın doğusunda; Mitanni, Xana Prensliği (MÖ 1650), Kassit ve MÖ 9. yy sonrası Urartu adları ile bölge devletleri oluşur.  Bilindiği gibi bu bölgelere dair “Hurri” görünümlü kayıtlar MÖ XXIII. yüz yıldan itibaren vardır. Hurriler MÖ 16. yüz yıl sonrası kayıtlarda karma-melez-hibrid kültürlü görünümler sunarlar. ‘Anadolu’ içlerine yeni gelen Kafkas kültürlü Hurriler hem kendi içlerinde hem de etkilenmiş oldukları Doğu Aryan ve Hint dini kültürlü Mitanniler ile olan etkileşimleri içinde karma kültürel görünüm içindedirler. Mitanniler döneminde Yukarı Fırat bölgesinde Hurrilerin karma kültürel melez görünümü daha güçlüdür. Hurriler de melez kültürel görünümleri ile bölgenin diğer halkları ile benzer konumda idi. O halde geçmişte modern Kürd coğrafyasında Hurriler, etnik görünüm olarak MÖ XXV asırdan MÖ 600’lere kadar varlıklarını korumuşlardır.

MÖ 12. yüz yıl sonrası Anadolu üzerinden ‘Ege Deniz Halkları’nın göç ve istilaları sonucu Hitit ve Mitanni devletleri ortadan kalkar. Batı’da Hurri-Mitanni-Hitit-Hatti-Luvi-Frig-Ermeni-Ârâmî karışımlı halklar “Geç Hitit” kent devletleri içinde yer alırlar. Hurriler ve Mitannili topluluklar, Yukarı Fırat’ın batısında kalan; Kizzuwatna, Tabal, Komana, İşuva, Maldiya, Semsur, Gurgum, Samal, Hate, Karkamış vs. devletlerinde ve bölgenin güçlü yerel beyliklerinde kültürel ve dil olarak kendilerini ifade etmişlerdir.

Hurrilerin kendi egemenliklerinde oldukları son devlet Urartu’dur. Mitanniler doğuda Naire Beyliği içinde kalmış görünürler. MÖ 9. yüz yılda başlayan yeni Doğu Aryan toplulukların; Med, İskit, Kimmer, Pers, Soğd vs. kabilelerin bölgeyi istilası sonucu ise MÖ 6. yüz yılda Kafkas kültürlü Hurriler tamamen ortadan kalkarlar.

Güncelleme:04.12.2018
Bahoz Şavata
devam edecek…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir