Press "Enter" to skip to content

KABE

Kâbe adını İslam toplumu Mekke’de bulunan Müslümanların namazlarında kıldıklarında kıble olarak yöneldikleri ve kutsal hac yeri olarak bilirler. Araplar buradaki Kâbe’ye “Kâbe’yi Şerif” derler.

Kâbe, aynı zamanda Müslümanların namaz ibadetleri sırasındaki yöneldikleri kıbledir. Hanefi Mezhebine göre Kâbe ve onun üzerinden semaya doğru olan boşluk kıbledir, Şafii mezhebine göre sadece Kâbe’nin bina kısmı kıbledir. Kuran’daki bazı âyetlerden Kâbe’nin Hz. İbrâhim’den önce de var olduğu, ancak yıkılıp uzun zaman içinde yerinin kaybolduğu ve İbrâhim tarafından bulunarak yeniden yapıldığı anlaşılmaktadır.

Oysa yaşanan devirlerden çok önce Ön Asya’da kurulmuş, Kabe-i Şerif gibi başka “Kâbe’ler” veya benzer hac fonksiyonları olan başka inançlar tarafından yapılmış tapınaklar da vardı. Bilinen en eski tapınak Göbeklitepe, Sümer Zigurutmaları, Mısır Piramitleri, Nemrut/Bélî tapınakları iken Kabe olarak en eskisi Ateşperesti Mazda/Mecusi dininin Kabe-i Zerdüşt tapınağıdır. Anlaşılan Müslüman dini dışında kalan bölgedeki bazı dinler için çok önceden yapılmış farklı Kâbeler vardı. Kabe-i Zerdüşt, İran’da Fars eyaletindeydi. Ön Asya’nın hâkim gücü Sâsânî İmparatorluğunun dini başkenti de olan Persopolis ve buranın yakınında yer olan Nakş-i Rüstem’de “Kâbe-i Zerdüşt Anıtı” yer almaktaydı.

Mazdacılar/Mecusiler için Persopolis, Newroz’larda “Son dönüşümün” beklendiği Hac yeriydi. Ayrıca bölge halkları için Sâsânî İmparatorluğu bu dini başkent dini yönetim kıblesi idi.

İslamiyetten yaklaşık 450 yıl önce MS 252/253 yılında Barbalissos’ta (Qual’at Balis) 60.000 kişilik bir Roma ordusuyla savaşa girişen Sâsânî İmparatorluğunun ünlü Kralı Şapur büyük bir zafer kazanmıştı. Kral Şapur, Romalılara karşı kazandığı zaferi, Nakş-i Rüstem’deki bu “Kâbe-i Zerdüşt Anıtı’nda” ölümsüzleştirmişti. Yani Kabe-i Zerdüşt’ü, Kâbe’yi Şerif’ten tam tamına 450 yıl önce inşa etmiştiler. Acaba Müslümanlar, Kabe-i Zerdüşt’ü, kopya mı etmiştiler?

Kabe-i Zerdüşt’e Şapur’un faaliyetlerini kayda alan üç dilli yazıttan (Persce-Partca-Hellence), kralın Suriye’yi istila edip eyaletin önemli kentleri: Antiokheia (Antakya), Hierapolis (Menbij), Sura (al-Hammam yakınında), Beroea (Halep), Zeugma (Belkıs), Dura Europos, Doliche (Dülük) ve diğer bazı kentleri, ayrıca Kappadokia’dan Satala (Sadak) ve Domana gibi kentler ile birlikte toplam 37 kenti ele geçirdiği öğrenilmektedir.

Mazda dini görsellerini bir arada tutan büyük kutsal alan Nakş-ı Rüstem, İran’ın Fars eyaletinde bulunan Persopolis’ten 12 km kuzeybatıda bulunan bir arkeolojik siteydi. Fars mitolojisi kahramanı Rüstem’i tasvir ettiği düşünülen, anıt mezarların altlarındaki Sâsânî oymaları sebebiyle, bölgeye; “Nakş-ı Rüstem” yani “Rüstem’in Resimleri” denilmiştir. *1.

Bir başka Kâbe, Kürd Ezidilerin Kâbesi, Laleş’te Baazra (Baadri) köyünde (Kuzey batı Irak-Güney Kürdistan) bulunan Şeyh Adi’nin mezarı veya makamıdır. “Laleş-i Kâbe” denilen yer burasıdır. Tahminen MS 11. yüz yıllarda yapılmıştır. Tapınak alanın bulunduğu yer, eski bir ateşperest Zerdüşti merasim yeridir. Diğer Kâbelerden çok daha sonra yapılan bu tapınağı Kâbe-i Zerdüşt veya Kâbe-i Şerif’ten kendi adını esinlenip, alıp-almadığı belli değildir.

Ezidiler, her yıl özel törenlerle Laleş-i Kâbe’iyi tavaf ederler. Burada toplanırlar. Bir de Ezidiler, erenlerinin ve başkanlarının mezarlarını ziyaret ederler. Yılbaşı Bayramı (Sersal) ise, Nisan ayının ilk Çarşamba günüdür. Bu bayram yaklaşınca yukarıda zikrettiğimiz yedi kutsal sancağı kaldırarak davul eşliğinde Şeyh Adi’nin makamına giderler. Oraya vardıklarında kadın erkek kendilerine has bir şekilde dans ederler ve oynarlar. Sonra hazırlanmış yemek sofrasına oturarak hep beraber yemek yerler. Bütün bu yemekler, Şeyh Adi’nin mülk ve gelirinden yapılır. Hiçbir misafir kendi yemez ve kendi cebinden bir şey harcamaz. Yezidilerce, bugün, bu yer kutsal kızıl bir nur ile çevrilmiş dolayısıyla bugün o çevreye girmiş her Yezidinin günahı af olunurmuş. Bayramın birinci günü olan Çarşamba bu şekilde geçer. Sonra Musul’a bağlı Başıka denilen köye giderler. Perşembe ve Cuma günlerini burada geçirirler. Burada bulunan Şeyh Mehmed’in makamında, bir gün önce Şeyh Adi’nin makamında yaptıkları merasimi aynen icra ederler. Oynarlar, dans ederler, yemek yerler. İkinci Cuma gününde ise Şeyh Hasan Farduş’un kabrini ziyaret etmek üzere Deraviş köyüne giderler. Haccın son günü olan üçüncü Cuma günü de Bahzani köyüne yakın olan Şeyh Ebi Bekir’in kabrini ziyaret ederler. Burada oynarlar, cirit yaparlar, def çalarlar. Gerçekleştirilen bu dini törenler iki gün devam eder. Artık bundan sonra hac merasimi bitmiş olur. Yezidiler, başka zamanlarda da bazı ölülerini özel törenlerle (oyun ve danslarla) ziyaret ederler. Yılbaşı bayramında hacca giden Yezidiler Şeyh Adi’nin makamından bir miktar toprak alırlar ve bu toprakları hap (küçük fındık şekline) haline getirirler. Memleketlerine döndüklerinde mübarektir diye herkese verirler. *2.

Mekke’de bulunan ve müslümanlar için kutsal sayılan yapı olarak Kâbe, bir şekilde kutsallığını adından ötürü değil, bulunduğu yerlerde şayet varsa kutsallıklarını bir biçimde kazanmıştır. Zaten “Kâbe” kelimesi etimolojik olarak “Küp” kökenlidir. Dikkat da edilirse Küp’e benzeyen özellikleri nedeni ile “Kâbe” adı belli yerlerin gerçek isimlerinin önünde sıfatsal belirlenim olarak kullanılmış olduğu görülür. “Şerif, Zerdüşt, Laleş” vs. isimleri Kâbe adının peşi sıra kullanılmıştır. “ Kâbe-i Zerdüşt, Kâba-i Şerif, Kabe-i Laleş” adları bir tesadüf değildir. Bu nedenle halk arasında “Bizim Kıblemiz” veya “Bizim Kâbemiz” şeklinde cümleler ayrıca kullanılır.

Bahoz ŞAVATA

KAYNAKLAR
*1. Kaynak: Kabe-i Zerdüşt (Syria’nın işgali için bkz. Orac. Siby. XIII. 108-30; Mesopotamya ve Küçük Asya’nın işgali için bkz. Zos. I. 27. 2; III. 32. 5;
I. Şapur’un eline geçmesi hakkında Bkz. Orac. Siby. XIII. 89-102; SHA trig. tyr

*2; Kâbe-i Zerdüşt yazıtının yorumlanması hakkında ayrıca Bkz. Heidemarie, 2010, 205-
222). Kaynak: Ezidiler; http://ismailhakkialtuntas.com/2014/08/15/yezidiler-ezidiler-tarih-ibadet-orf-ve-adetleri/

GÜNCELLEME:

10.03.2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir