Press "Enter" to skip to content

KADİM ARİYACA DİLDEN KÜRDÇE DİLE..

Kürdçe dilin MÖ 14. yy ve MS 7. yy arasındaki kadim tarihte bilinen ata dili olan Ariyaca dilin ilk örneklerine Anadolu’da Hitit’in başkenti Hattuşaş’ta/Boğazköy’de, Mitanni-Hitit-Kizzuwatna Antlaşmalarında, bugünkü Afrin’in hemen batısında Doğu Akdeniz kıyısında yer alan Ugarit’te (Suriye), daha aşağıda Fırat kıyısının en eski antik kenti Mari ve Mısır Firavunları ile yazışılan “Amara Kraliyet Mektuplarında” ve Kerkük/Nuzi kil kayıtlarında “Mitannice” dili olarak buluruz.

Doğu Ariyaca ve bu dil ile bağıtı olan “Sanskritçe” dillerinin bölgemizdeki kavmi dillere olan evrimini mukayeseli olarak bizlere en iyi Mitanni soylu At terbiyecisi “Kukkili At Eğitim Tablet Kayıtları” (Hattuşaş, MÖ 14. yy), “Mitanni, Kizzuwatna ve Hitit Kraliyet Mektupları” , Pers Ahemeniş Dönemi “Behistun Yazıtı” Ariyaca Versiyonu (Hemedan- MÖ 518), “Avesta Zend-Zinduk” Kutsal dini kitabı (Sasani Dönemi Pehlevi versiyonu MS 330) ve “Şehristani Eranşehir” (Aryan Şehirlerin Kuruluşu Kitabı) MS 420 yazımı vs. dokümanterleri verir.

Günümüz Ariyaca dilinin Hint-İran dilleri ve bu ailenin bizdeki Kuzey Batı İran kolları olan diller, bir çok bakımdan; yapı, anlam ve telaffuz farklılıkları bakımından oldukça zengin bir sunumu vardır. Bu bilgiler gözden geçirildiğinde, Aryan halkların geçmişteki ana yurtları, göçebelikleri ve kültürel coğrafyaları daha doğru tespit edilir.

Mesela Ön Asya’da Zagros sıra dağlarının batısında MÖ 2000 öncesi Doğu Aryan kültürel kalıntılar sistematik olarak görülmez. MÖ 2000 öncesi Doğu Aryan kayıtlar, Zağros Dağlarının doğusundadır. Bu tespitten çıkarılacak sonuç: MÖ 2000 öncesi atalarımız Kürdler, günümüzde yaşadığı Zağrosların batısındaki topraklarda bu dönem henüz yoktular. Zagroslarda Guti, Lulubi ve Kassit kabilelerinde Hurri-Aryan-Sami-Sümer melez görünümleri vardı.

Bölgemizdeki Doğu Ariyaca en eski disiplinli sistematik kayıt ise, MÖ 1350’lerde “At Eğitimcisi Mitannili Kukkiliye” aittir. Onun Hitit Sarayında bulunan At Eğitim Tabletleri, Arami harfler ile yazılmış, Ariyaca dilinin ve Hurrice dillerin bir melez bileşimi olan Mitannice dili ağzı ile kaleme alınmıştı.

Bu melez dildeki Ariyaca görünümdeki kelimeler de, modern linguistlerce (dilbilimlerce) Ariyaca dilin bir uzantısı olan “Sanksritçe” dile ait olacağı şeklinde düşünülmüştü. Aynı tespitin benzeri; Kizzuwatna, Mitanni, Mari ve Ugarit Aryanik kayıt örnekleri için de yapılmıştı. Daha çok anayurdu İndus Vadisinde Brahman Aryanlara ait görülen bu Sanskritçe dil tanıma; dili kullanan Mitannilerin Hindui-Ateşperest dini Vedik kültürel görünümleri de yardımcı olmuştu. Bilindiği üzere Mitannilerin dini inançlarında reenkarnasyon inancı (Ruh Göçü), Vedik Hindui tanrılar olarak bilinen “Mitra, Nasatya, Indra” tanrıları ve diğer Hindui inançları, bu kanıya linguistleri itmişti. Nitekim daha sonra Mitannilerin taşıdığı Hint kültürü incelendiğinde, linguistlerin bu tezi Sanskritçe dilin Ariyaca dil ailesinin resmi aristokrasileri olan Mitannili Maryannuların dili olması sebebi ile doğrulanmıştı.

Yani Zagrosların batısında ilk görülen Mitanni Maryannu Ariyacası olan Sanskritçe dili, Hiksos ve daha sonraki yüz yıllarda görülen; Ariyaca dili konuşan: Med, Pers, Soğdia, gibi Doğu Aryan halklar aynı kültürün insanlarıydılar. Fakat bu Aryan kabileler yüzlerce yıl aralıklar ile Ön Asya’da Zağrosların batısına İran üzerinden gelmişlerdi. Haliyle bu Aryan soylu kabilelerin zamanla dilleri farklılaşmıştı. Antik dönemin bu halkları, günümüz Kürd ve Farsların ortak atalarıydı.

Antik dönemin son çeyreğinde Doğu Ariyaca dili en iyi sunumunu yapan ve kendini bizzat kayıtlarınında adlandıran Pers kralı Darius’un ünlü üç dilde (Ariyaca, Asurice ve Elamca) aynı konuyu dillendiren kitabesi; “Behistun Yazıtı” dır. (Hemedan-İran) Bu yazıt sayesinde Mitanniler, Medler ve Persler arasındaki kavmi birliktelik tespit edilmiş oldu.

Ayrıca Behşstun Yazıtı kaya çivi yazısı kitabesinin üç dilli yazıtı vasıtası ile Ön Asya ki tüm çivi yazıtları okunur hale gelmiştir. Böylece yazıt sayesinde Batı Aryan ve Doğu Aryan kavimler arasındaki dini, tarihi ve dilsel tüm ayrılıklar tespit edilmiş oldu. Sami ve Kafkasik halklar arasında külturel farklar konabildi.

Ariyaca yazımın antik dönemde hala birbirlerinden kavmi olarak ayrışmamış Doğu Aryan kavmin yani günümuz Kürdlerin ve Farsların tüm İran/Aryan halkın dili olduğu anlaşıldı. Bu halkın kültürel ana coğrafyası Antik Dönemde batıda Kızılırmak ve doğuda Hindukuş Dağlarının batı etekleriydi. Bu engin coğrafyada Aryan topluluklar bölgenin Aryan olmayan diğer kultürleri karıştıkça ve kapalı üretimlerinde yeni biçemlerde melez topluluklar ve sonuçta binlerce yıl içinde yeni kavimler ve diller yaratmışlardı.

Eğer bu gün Ariyaca dilin Kurmanci ve Kirdkî/Dumılki dili arasındaki yakınlığını, bir Soraniceye, bir Belluciceye veya Farsçaya göre daha uzak yada yakın buluyorsak, bu farkı; tarihin arka planındaki bölge halklarının zengin karmaşık sosyal ortaklığında, değişiminde ve bileşiminde buluruz.

Çünkü Ön Asya, yerleşime elverişli ulaşım kolaylıkları ve zengin doğal kaynakları nedeniyle dünyanın en çok halk topluluklarının istilasına uğradığı bu konumu üstüne kültürlerin en senkretik/ başkalaşıma uğradığı yeridir.

Bu nedenle Kürdçe dili, kendine kardeş en yakın dilleri bu karmaşa içinde yine Doğu Aryan/İrani ailesi içinde ayrıca geliştirmiştir.

Güncelleme: 08.02.2019

Bahoz Şavata

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir