Press "Enter" to skip to content

KAST SİSTEMİ

KAST SİSTEMİ’NİN KÖKENLERİ

Güney Asya’nın/Hindistan’ın kast sisteminin kökeniyle ilgili uzun süredir devam eden bir teoriye göre, Orta Asya’dan gelen Aryanlar Güney Asya’yı işgal etti ve kast sistemini yerel halkları kontrol etme aracı olarak üretti. Aryanlar toplumdaki kilit rolleri kastsal tanımlar ile tanımladılar ve daha sonra kendilerine kastsal insan grupları atamıştılar.

Fakat 20. yüzyılda Hindistan’da yapılan çalışmalar bu teoriyi tamamen reddetti. Çoğu akademisyen, Hindistan’a kuzeyden Aryan istilası olmadığını düşünüyordu. Hatta bazıları, Aryanların aslında Güneybatı Asya’dan geldiklerini ve buradan Avrupa’ya yayıldığına inanıyorlardı. Aryanların ya da yaşadıkları yerlerden bağımsız olarak, genel olarak Aryanların kast sistemini oluşturmadıklarına karar veriliyordu. Belki Hintli aydınların bu tespitini kısmen “Batı Aryanlar” için iddia edebiliriz. Çünkü incelendiğinde Batı Aryanların dilsel yakınlıkları dışında pek Hindui kültürüne yakınlıkları yoktu.

Özellikle Hinduların batıdan komşusu “Doğu Aryanlar” tarafından MÖ 2000 sonrası Himaliya Dağlarından İndus Vadisine indikleri veya İran üzeri birçok istilanın Hindistan körfezi üzerinden geçmişte Hindui (Pakistan-Hindistan-Bengaldeş) topraklarına yapıldığı da bir gerçek. Ayrıca Batıda İran’da, Anadolu’da, Suriye ve Kürdistan’da MÖ 14. yy sonrası en eski Hitit, Mitanni ve Kassit kayıtlarında ve yaşamında Hindui kültür görülür. Hindui dinine dair; tanrılar: Mitra, Nasatya, İndra ve Reenkarnasyon İnancı, Dil olarak; Sanskritçe ve Mitannilerdeki kast tarzı sosyal sınıflar: Maryannular, Mitannuvalar vs. ve özellikle Avestan yazımlar incelendiğinde bu dini eserin dil ve dini ritüel kültürel birikiminde Hindui kültür bulunur. Hindistan’ın köklü dini Brahman dini incelendiğinde “babadan-oğla” geçen din adamlarının mesleki kast sistemi, bu gün hala Mitannilerin torunları olan Kürd din adamları kurumlarında yaşatılıyor. Bölge halkları açısından geçmiş bir Doğu Aryan ve Hindui kültürel bağın, çok güçlü bir biçimde var olduğu açık bir gerçek!

Belki, Güney Asya’daki Hindui kast sisteminin yaratıcılarının kesin kökenlerini belirlemek imkansız olabilir. Tartışmaların ortasında, sadece bir şey kesin: Güney Asya’nın kast sistemi dört bin yıldır çok az değişti. Yine bu Hindui kültürün özellikle Doğu Aryan topluluklarca Ön Asya topraklarına bir biçimde taşınmış olduğu görünüyor.

Biz Hindistan’da ve çevre Müslüman ülkelerde yaşatılan kast sistemlerini bu makalede inceleyeceğiz. İkinci metinde Mitanniler ve Medler, Persler, Partlar, ve Sasani sürecinde özellikle Gatalar ve Avestan Kutsal Metinleri ile beslenmiş Hindui-Aryan kültürü sorgulayacağız. Bu kültürün günümüzde taşıyıcısı olan Kürdlerde hala varlığına rastlanan kastsal sosyal ilişki tarzlarını ayrıca tanıtmaya çalışacağız.

Hindui Kastsal Görünüm

Eski Hindistan’da kastsal sıralı meslek grupları “varnas” olarak adlandırılmıştı. Varnas içindeki kastsal kalıtsal meslek grupları “jatis” olarak biliniyordu. Pek çok kişi, toplumsal gruplar ve gruplar arasındaki evliliği yasaklayan kuralların, ırkçı bir kültürün varlığını simgelediğini derhal kabul etmiştir. Fakat bu varsayım yanlıştır. Varnaslar ırk grupları değil, sınıflardır.

Ekonomik ve mesleki hatlar gelince geçmişte toplumu örgütlemek için dört varna kategorisi vardı. Ruhani liderler ve öğretmenler Brahmins olarak adlandırıldı. Savaşçılar ve soylulara Kshatriyas denirdi. Tüccarlar ve yapımcılara Vaishyas deniyordu. İşçiler Sudras olarak adlandırılmıştı.

Harijals/Dokunulmazlar
Varnalara ek olarak, Hinduizm’de beşinci sınıf var. Tam anlamıyla, tüm kirli işleri onlara yaptırılır. Bunlar, Hindui kast sisteminde: “Harijals/Dokunulmazlar” olarak adlandırıldılar. Çünkü Dokunulmazlar; hastalık ve kirlilikle ilişkili, cenazelerden sonra temizlik, kanalizasyonla uğraşma ve hayvan derisi ile çalışma gibi sefil görevleri yerine getirirdiler. Bunlara Harijals deniyordu. Onlar en düşük sosyal ve ritüel statüye sahip kalıtsal bir Hindu grubunun bir üyesiydiler.

Brahmanlar”, saflık düzenlemesi olarak kabul edilen gruptu ve iş olarak kirliliğin uygulanmasına dokunulmazdı. İki grup arasındaki fiziksel temas kesinlikle yasaktı. Brahmanlar bu kurala o kadar güçlü bir biçimde yapışmıştı ki, dokunulmazlığın gölgesi bile onlara çarpmış olsa bile, yıkanmak zorunda kaldıklarını hisseden bir anlayışları vardı.

Geleneğe Karşı Mücadele
Günümüzde Kast sisteminin siyasi ve sosyal gücü tamamen ortadan kalkmadığı halde, Hindistan Hükumeti kastsal ayrımcılığı yasaklamış ve geniş çaplı reformlar gerçekleştirmiştir. Özellikle Mohandas Gandhi gibi Hint milliyetçilerinin çabaları ile günlük yaşamın sosyal hareketliliğini ve bütünlüğünü sağlamak için kastsal yaşamın ortadan kalkmasını engelleyen kurallar gevşetildi. Gandi, “Allah’ın insanları” anlamına gelen dokunulmamış “Harijans‘ı” yeniden adlandırdı. Bu modern bakışa uygun olarak 1949 yılında kabul edilen Hindistan Anayasası, dokunulmazlıkların kaldırılışı ve tüm vatandaşların eşitliği için yasal bir medeni çerçeve sağlamıştır.

Diğer yandan günlük yaşamda Hindistan’daki bazı Müslümanlar arasında birkaç kast/Zaat sistemi var. Bunlara pek dokunulmamıştır. Bu kast sistemi geniş ölçüde iki yapıdadır. “Eşref (uygun)ve Ajlaf (Zorba-Külhanbeyi)“veya “oonchi zaat (yüksek Zemin /kast) ve niichi zaat” (düşük zemin /kast) olarak ayrılırlar. Eşref ve Ajlaf kast yapılarına ek olarak Arzal veya Dalit kastları da vardır. Bu kaslar Esediler ve Ajlaf kastları tarafından dışlanan ve toprak işlerinde çalışan mesleklerde yer alan yoksul Müslümanlardır. Bunların Camiye girmelerine izin verilmez ve ölüleri halk Müslüman mezarlığından ayrıdır. Son yıllarda, Dokunulmazlar politik olarak aktif bir grup haline gelmiş ve kendileri için “kırılmış olanlar” anlamına gelen “Dalits” adını benimsemişlerdir.

Din ve dil Kast temelinde ayrımcılık Hindistan’da yasaklanmış olsa da, Hindistan’da günlük yaşamda hala Kast sistemi bir biçimde yaşamaktadır.

PAKİSTAN KAST SİSTEMİ

Hintli Müslümanlar tarafından uygulanan aynı kast sistemi, Paşhtun, Pathan gibi aşiretlerin yanı sıra Ahmediyye, Mojahir, vb. Pakistan’daki “Ahmediyye ve Mojahir” Müslümanlarına karşı pogromlar/soykırımlar meydana geldi. Pakistan’da, üst kastlı erkekler tarafından Mukhtaran Mai gibi alt kastlı kadınlarına çete tecavüzleri de yaşanmıştı. Pakistan’daki etnik Balochi/Belluci, Pencap ve Sindi halkları Pakistan yönetimince kastsal bir ayrımcılığa uğruyordu ve nitekim bir dönem bu baskılar nedeniyle  Nawab Ekber Bugti‘nin liderliğinde Bellucistan’da silahlı ayrılıkçı bir isyana neden oldu.

Aşağı kastlardan eğitilmiş Pakistanlı kadınlar, kısıtlayıcı sistemin zincirlerini kırmaya çalışmak için daha yüksek kaleler tarafından sıklıkla zulüm görmekteydiler. Örneğin, yüksek eğitim almanın yanı sıra, yüksek bir kast ailesinin kadınına sahip bir amcaya sahip olan Pakistan’daki düşük kast Müslüman bir kadın olan Ghazala Shaheen olayında yaşanan kastsal konumdur. Bu kadın üst kast ailesi tarafından tecavüze uğramıştı. Bu tecavüzcüler hakkında, Pakistan hükumeti, ayrımcılığı gözeten ünlü Huddood Yönetmeliğini yürürlükte olması nedeniyle herhangi bir yasal işlem yapmadı.

Kuzey Pakistan’ın “Swat” bölgesindeki Müslümanlar arasındaki toplumsal tabakalaşma, Hindistan’daki kast sistemi ile benzerdi. Toplum, her Quom’un bir meslek olarak tayin edildiği alt gruplara katı bir şekilde bölünmüştü. Farklı toplulukların aynı toplulukta evlenmelerine veya yaşamasına izin verilmiyordu. Bu Müslümanlar ritüel tabanlı bir toplumsal tabakalaşma sistemi uyguluyorlardı.

YEMEN KAST SİSTEMİ

Yemen’de dokunulmazlığı yansıtan uygulamalarla toplum içinde yıllık işçi olarak çalışan El-Ahdam diye bir sosyal grubu tanımlayan, kast benzeri bir sistem vardır. El-Ahdam (kelimenin tam anlamıyla “hizmetkârlar; Khadem/Xadem çoğul) Yemeni kast sistemindeki en alt basamak ve en fakir toplumsal gruptur.

Khadem, ana Arap toplumunu oluşturan üç kabilenin (Bedevi, Berber ve Rif) üyesi değildir. Etiyopya’da geldiklerine inanılıyor. Bazı sosyologlar, Khadem’in Yemen’i beşinci yüzyılda işgal eden ancak altıncı yüzyılda sürülen Etiyopyalı askerlerin torunları olduğunu öne sürüyorlar. Bu teoriye göre el-Ahdham, geride kalan ve ölümcül bir önlem olarak köle yaşama zorlanan askerlerden türemiştir.

Khadem, küçük gecekondu kasabalarında yaşar ve Yemen’de ana akım toplum tarafından marjinalize edilir. Khadem gecekonduları daha çok başkent Sana’a da dahil olmak üzere büyük şehirlerde bulunur. Gettolaşmış gecekondularda kötü konut koşullarına sahiplerdir. Toplumdaki düşük konumlarının bir sonucu olarak, Khadem topluluğundaki çok az çocuk okula kayıtlıdır ve genellikle para için yalvarmak ve ezilmiş cam ile sarhoş olmaktan başka bir yaşamları görülmez. Bölgede geleneksel bir Arap deyişinde: “Tabağınızı bir köpeğe dokunduğunuzda temizleyin, ancak bir Khadem tarafından dokunduğu takdirde kırın.”

Her ne kadar koşullar biraz iyileşmiş olsa da, Khadem’lere, ana akım Yemenli toplum tarafından hâlâ basmakalıp eski alışkanlıklar ile yaklaşılmakta, onlar için;  kirli, kötü huylu ve ahlaksız oldukları ifade edilmektedir. *

Bahoz Şavata

26.02.2019

*Kaynaklar ikinci makalede verilecektir.

Devam edecek..

  1. Es Es

    Merhaba
    Mevcut durumda aleviler arasindaki kast sistemi sizce varmi?
    Askeri, dini, zaanatkar ve çiftci
    Selamlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir