Press "Enter" to skip to content

KOÇÉ CAN (RUH GÖÇÜ) VE XIZIR İNANCI

Günümüzde Ruh Göçü ve Xızır kavramını kabul eden Ön Asya’da birçok inanç sistemi, tarikat ve felsefi akım bulunmaktadır. Ön Asya Ruh Göçü / Reenkarnasyon inanç kökenlerinin Hindistan’da doğduğu tespitlidir. Ruh göçü fikrini kabul etmiş eski ve yeni inanç sistemlerinin mensupları arasında; Hindistan’da; Katharlar, Eseniler, Caynacılar (Jainistler), Sihistler, Umbandacılar, Küdlerde: Yarsanlar, Êzidiler, Dürziler, Rea Haqçılar. Türklerde: Bektaşiler, Araplarda; Nusayriler ve İran’da:Fars kökenli daha birçok Şii tarikat sayılabilir.

Tarihsel olarak Ön Asya yazılı tarihinde “Reenkarnasyon / Koçé Can / Ruh Göçü” ve “Enkarnasyon / Xızır / Kurtarıcı Ruh” dini inancı, ilk Kürdlerin ataları Hindui-Aryan kültürlü Mitannilerde (MÖ 1600-1100) görülür. Bilindiği üzere Mitanniler, kadim dönemde Batıda Kızılırmak ve Kilikya, doğuda Yukarı Fırat ve Dicle Platoları ve Zağros Dağlarına yaslanan geniş bir coğrafyada yaşamış oldukları tespitlidir. Kürdlerin Aryan-Hindui kültürlü ataları siyasal egemenliklerini bu coğrafyada MÖ 16. ve 11. yy’da Mitanni, Kassit ve Kizzuwatna gibi devletler ile hissettirirler. Ayrıca Mitanni kralları, son doğumlarından önceki yaşadığı ruhlarının göçtüğü canlıları kişisel mühürlerinde resmetmişlerdir. Bu “Koçé Can / Ruh Göçü” Mitanni kral mühürleri kayıtları Ön Asya’da görülen en eski Ruh göçü kayıtlarıdır. MÖ 14. yy’dan sonra Ön Asya’da siyasal olarak baskın kültürleri ile Mitanniler, Mısır Firavunları ile evlendirdikleri kızları sayesinde kendi Hindui-Aryan inançlarını Mısır’a yaydıkları görülür. Mısır’da Tanrı Aton’un ve Reenkarnasyon inancının bu tarihten sonra görülmesi tesadüf olmasa gerek. Mitanniler batıda kendileri gibi Aryan kültürlü olan Hitit ve Luvi halkları ile güneyde Sami kültürlü halklar ile birlikte yaşamışlardır. MÖ 12. yüzyılda Trakya üzeri Anadolu’ya ve Akdeniz kıyılarına doğru gelişen Batı Aryan kültürlü “Ege Deniz Kavimleri istilası ile reenkarnasyon kültürünün zamanla batıda ve Mezopotamya coğrafyasında yaşandığı görülür. MÖ 10 yy sonrası yine Doğu Aryan Hindui kültürlü Med-Pers-Part kabileleri ile Mazdacı inançlar ile benzer inançlar yaşanır.

Doğu Aryan Hindui kültürün Kürdistan coğrafyasındaki kadim baskın ataları olan Mitanni-Med-Pers-Part- Sasanilerden bu güne onların torunu olan Kürdler, çeşitli ritüellerde  “Koçé Can / Reenkarnasyon / Ruh Göçü” ve “Enkarnasyon / Xızır / Kutsal Ruh” dini inançlarını korumuşlardır.  

Kürdlerin Mithracı, Mazdacı, Zerdüşti, Manici ve Mazdekci inançları sonrası Re/Rea Haq ( Doğru Yol), Yarsanî ve Ézîdî inançlarında; “Koçé Can (Ruh Göçü): uluslar arası dillerde; “Reenkarnasyon”, Arapça ifadeyle: “Tenasüh”, yani ruhun, ölümden sonra bir başka beden de dünyaya gelmesi inancı vardır. Aynı zamanda bir de “Cané Xizir / Kutsal Ruhun”, yani “tanrısal olan ruhun”, insan bedeninde kendisini göstermesi vardır. Yani, Xizir’in / kutsal ruhun insan biçimine dönüşmesi olan uluslararası dilde söylenişi ile“enkarnasyon’u” Arapça ifadeyle: “hülulu” göçü de vardır. *Bkz. Christine Allison’ın ‘’ The Yezidi Tradition in İraqi Kurdistan’’
Kutsal ruhun insan bedeninde, daha doğrusu insan olarak görünmesi, mesela Xizir’ın/ Hızırın şahsında kabul görüyor. Dolayısıyla anlatım ve tarifler tastamam Re/Rea Haq  / Doğru Yol ve şimdiki tüm “Alevi” inançlarının en önemli teolojik omurgasını oluşturuyor.

Koçé Can ve Koçé Xizir/ gibi inançları benimsemiş grupların Magicîlik, Mazdekçilik, Brahmanizm ve Sâbiîliğin yanı sıra filozofları da kapsayan çok yönlü bir etkileşimi tüm Kürd coğrafyasında yaşayan Kürdlerde bir biçimde bulunur. -“11. yy da Al Biruni, Sabiileri, Medopers kralı II. Kiros ve I. Arteşerhas zamanında Babil Sürgününden  Kudüs ‘e dönüşte geride kalan Yahudi  kabilelerinin kalıntıları olarak tanımlamıştır. E . S. Drover’e  (1937)’e göre bu kabileler;Zerdüşlük (Magizm, Zoroastrianizm) ve Yahudilik karışımı bir sistemi benimsemişlerdir.”* https://tr.wikipedia.org/wiki/S%C3%A2bi%C3%AElik

İslamiyet sonrası yine Kürdistan coğrafyasında varlığına tanık olduğumuz bir kısım Kaderî, Râfizî, İsmâilî, Êzîdî, Hurûfî, Dürzî ve Bektaşîfırkaları, ayrıca Ebû Bekir er-Râzî, Ebû Müslim-i Horasânî gibi kişiler tarafından Xizir/Hızır ve Ruh Göçü’nün bazı rütielleri savunulmuştur.

Êzîdîlik’te, Ruh Göçünde,  insan ruhunun ölümden sonra iyilik veya kötülüklerine göre başka insanlara veya hayvanlara geçtiğine inanırlar. Cehennem, kötü ruhların bu dünya hayatında çeşitli hayvan bedenlerinde çektikleri ıstırap demektir; bunlar cezaları bittikten sonra iyi insanlara dönüşerek semâya yükselirler.

Dürzîler’e göre ölmek, gömlek değiştirmek anlamına gelir; ruh, bir gömleği çıkarıp diğerini giyer gibi beden değiştirir, nefis kemale erince, artık gömlek değiştirmeye ihtiyaç kalmaz, çünkü küllî akılla birleşir. *Bkz.İsmail Hakkı İzmirli, “Dürzî Mezhebi”, DİFM, I/2 (1926), s. 36-39

Bektaşîlik’te tek bir ruhun göçü, Hz. Âdem’den başlayarak sırasıyla bütün peygamberlerin ve en son Hz. Muhammed’in bedeninde ortaya çıkması, Hz. Ali’nin Hacı Bektâş-ı Velî sûretinde yeniden dünyaya gelmesi, daha sonra bu ruhun, kıyamete kadar velîlerin bedeninde yaşamaya devam etmesi şeklinde gösterir.

“İslami Şia taraftarı bazı kesimlerde Xizir/Hızır ve Ruh Göçü türünden inançlar gulât-ı Şîa’nın bütün fırkalarınca benimsenmiştir. Sebeiyye, Allah’ın ruhunun Hz. Ali’ye geçtiği iddiasıyla bu tür fikirleri savunan ilk fırkadır. Beyâniyye, Hattâbiyye, Cenâhiyye ve Râvendiyye gibi diğer fırkalar da imamlarını ulûhiyyetin tezahürü sayarlar. Ruh göçü inancı, en açık biçimde Nazzâm’ın adı geçen öğrencilerinin temsil ettiği Tenâsühiyye’de görülmektedir.

Nusayrîlik ile İsmâilîlik’te de hulûl ve tenâsüh inancı bir arada bulunur. Nusayrîler’e göre kendi dinlerindeki günahkârlar Yahudi, Hıristiyan veya Sünnî Müslüman kimliğinde, Hz. Ali’yi hiç tanımamış imansızlar ise, çeşitli hayvan suretlerinde yeniden dünyaya gelirler. Yedi aşamayı tenâsühle tamamlayan Nusayrî ruhları inmiş oldukları yıldızlara yeniden yükselirler.” *Bkz. islamansiklopedisi.org.tr/tenasuh#2-islam-dusunce-tarihinde; Abdülkāhir el-Bağdâdî, s. 133, 270-276; Şehristânî, s. 160, 178). İbn Haldûn, I, 594; İA, XII/1, s. 159).

Kültürel yapılarda dini kimlikler, kendi amaç ve arzularını, uygulamadaki ritüelleri ile kendi etnik dini coğrafyasını tanımladılar. Bir Doğu Aryan Hindui kültürü olduğu belgelenmiş olan Ruh Göçü/Reenkarnasyon ve Hızır/Enkarnasyon inancı, Batıda Ön Asya’da ilk Kürdlerin ataları Mitanniler ile temsil olmuştur. Dini yapının kastsal konumu gereği, mesleklerini babadan-oğla geçiren din adamları: Mitannuva, Magi, Mella, Pir, Dede, Şeyh ve Mürşitler ile bu inancı çeşitli tarikat ve ocaklar vasıtası ile günümüze kadar yakın coğrafyamızda Kürd etnik merkezli yaşatmıştır.

BAHOZ ŞAVATA

Güncelleme:14.05.2020
Resim: Mitanni Kralı Shaushatar’ın (Şauşatar) Mührü


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir