Press "Enter" to skip to content

KÜRDLERİN ATALARI DOĞU ARYANLARIN İLK YURDU AİRYANA VAEJA VE YAŞANILAN İLK ŞEHİRLER -2-

Mazdacıların ünlü dini kitabı Avesta‟da Kürdlerin de ataları olan Doğu Aryan halkın yaşadığı ülke “Airyana Vaeja” Tanrı Ahura Mazda‟nın yarattığı ülke olarak anılır. Kürdlerin ataları olan Doğu Aryanların ata ülkesi olarak bilinen Airyana Vaeja‟yı, birçok tarihçi doğuda: Maveraün Nehir (Modern Seyhun ve Ceyhun Nehirleri arası) modern Özbekistan güneyinde kalan Tacikistan toprakları olarak bilinen bölge olarak göstermiştir. *Bkz. Herzfeld, İran in the Ancient East, Oxford University Pres, London New York, 1941, s.190, (Zoroastrian Avesta, vendidad, Farg.1)

Tarihçi G. Gnoli ve M. Witzel‟e göre; Airyana Vaeja bu günkü Afganistan‟dadır. W. Vogelsang, H. Humbach ise, Airyana Vaeja’yı Orta Asya bölgesinde Amu Derya‟nın kaynaklarına yerleştirir. Grenet ise, Airyana Vaeja‟yı Penc Derya (Tacikistan) civarına gösterir. *Bkz. Frantz Grenet, An Archaeologist‟s Approach to Avestan Geography, Birth of the Persian Empire, Ed. V.S. Curtis, S. Stewart, I. B. Tauris, London-New York, 2005, s.29-51.

Eski antik yazılı tarihi kayıtlarda Airyana Vaeja, Partlar döneminde Sâsâni Pehlevicesi dili ile kaleme alınmış ünlü tarihi belge „Šahrestànihà i Éraànšahŕ ” adlı eserde geçer. Bu kayıtlarda, yaşanan bölgeden hareket ile Doğu Aryanlar tarafından kurulmuş olan şehirler doğudan batıya kronolojik kuruluşu itibari ile sıra ile anlatılır. Orada; ”Kubâd‟ın oğlu Kâvus tarafından kurulan Semerkand şehrinden sonra Aryan tanrı Ahura Mazda‟nın yarattığı ikinci ülke Sughda (Sogdiana), üçüncü ülke Mouru (Merv), dördüncü ülke Baχδi (Belh) beşinci ülke Nisā altıncı ülke ise Haroyu (Herat) dur.” *Bkz. Vendidad.1/4-10.

Yine aynı eserde Doğu Aryanların anayurtlarından biri olan Sogdiana/Sughda yedi ayrı bölgedir ve bu her yedi ayrı bölge de kendine ait bir hükümdar yetiştirmiştir. Bu bölgelerden biri Yam (Cem/Cemşid)‟ın, biri Dāhāg (Dehhāk)‟ın, biri Frēdōn (Ferîdun)‟un, biri Manūčihr‟in, biri Kāvūs ve Kay-Husraw (Key Hüsrev)‟in‟, biri Lohrāsp‟ın, biri de Vištāspa‟nındır. Bunlardan, “Keyanî Hükümdar”larından. Vištāspa yaşlılığında, tahtını oğlu Goštāsp (Vištāspa)‟a bırakarak Belh‟teki Nevbehār manastırına kapanır.” *Bkz. Yıldırım, Nimet, 2008, Fars Mitolojisi Sözlüğü, Kabalcı Yayınları, İstanbul, a.g.e. s.490.

Šahrestānīhā ī Ērānšahr” belgesindeki veriler dikkate alınırsa, medeniyet kurucu Doğu Aryanların batıya, doğudan: Horasan-Partia, Baktira-Soğdia Parapamisos bölgelerinden geldikleri görülür. Bu tarihi belgeye ait ilk bilgilerin “Bundahišn” adlı Zerdüştî derlemede I. Kawād (MS 488-531) emriyle, İran coğrafyasındaki kentlerin ve ülkelerin sayıldığı “Ayādgār ī Šahrīhā” (Şehirlerin Hatıraları) adlı bir kitapta yazıldığı söylenmektedir. Bu eserler birer tarihi vesikadır.

Doğu Aryanların bilinen ilk yurt şehri Semerkand‟dır. Şehrin ismi de zaten Ariyaca‟dır. Semerkant sözü Ariyaca Soğdçada; “asmara”: “taş”, “kaya” ve Soğdça; kand: “kent”, “kale” birleşmesinden gelir. *Bkz. World Gazetteer‟de “Samarkand”. Ariya dilini konuşan Doğu Aryan halkın kültüre coğrafyasının tarihsel Aryan kültürel görünümlerinin doğu ucu Tacikistan, batı ucu Pers döneminde Ege Kıyıları ve Kuzey doğusu Ferqana Vadisi, Güneyi Basra Körfezi gibi yani daha geniş bir Ön-Orta Asya topraklarıdır. Bölgede daha sonra onlarca modern Aryan kültürlü millet oluşmuştur. Kaldı ki Doğu Aryan milletlerin tarihi genelde İslamiyet’e kadar ortaktır.

Nitekim “Airya” veya “Ari” adlarının karşılığı eski Ahameniş/Pers dönemindeki kullanımı şekli ile bu “Aryan” sözcüğüdür. Büyük oranda bu adlandırma Proto-Hint-Doğu Aryanların etnik olarak kendilerini tanımlama amacıyla kullanılmak üzere tarihin bu döneminde var olmuştur. “İran” sözcüğünün de kökeni, Aryan sözcüğünden gelir. “İran” sözcüğü günümüzdeki Farsçaya, Zerdüştlüğün kutsal kitabı Avesta’da yer alan bir Proto-İrani terim olan Aryānām’dan bu dilin telaffuzundaki değişimle Aryan kelimesi kökeninden gelmiştir. Daha sonraki dönemlerde kullanılan “Ariya ve Aria” kelimeleri aynı zamanda Ahameniş / Pers İmparatorluğu yazıtlarında etnik bir atıf olarak yer almıştır. Kral Dara “Bihistun Yazıtı”nda şöyle der: “Ādam Dārayavahuş…Viştaspahyā putra… Pārsa… Āriya Āriya citra” ve bu cümlenin Türkçesi: “Ben Dara! Viştaspa‟nın oğlu, bir Pers, Aryan soyundan bir Aryan*Bkz. Journal of Cuneiform Studies, vol.“H. C. Tolman, “A Guide to the Old Persian Inscriptions”, American Book Company, New York, 1893, s.79. Aynı şekilde bu kelimeyi Sâsânîler döneminde kullanımı; “Ērān” terimi şeklinde, Pehlevi dilinde, Nakş-ı Rüstem’deki I. Ardeşir’in taç giyme törenini gösteren kabartmanın yanındaki yazıtta bulunmuştur. Sâsâni kralı I. Ardeşir‟in (224-240) zamanında “Êrān” ifadesi “devletten” çok “insanları” kastederek bu anlamını korumuştur. Aryan sözcüğün değişmiş sürümü olan Ērān, kelimesini (Pehlevi dilinde, ʼryʼn) içermektedir. Bu yazıtta I. Ardāxšīr kendini İranlıların tek hâkimi olarak ilan etmektedir. Ariyaca; “Ardasīr šāhān šāh ērān” demektedir. I. Ardāxšīr‟in oğlu I. Şāpūr (240-270) ise kendisini hem İranlıların hem de İranlı olmayanların (Ariyaca; šāhān šāh ērānud anērān) hükümdarı olarak göstermektedir. Kral I. Şāpūr‟un –üç dilli- Kâbeyi-i Zerdüşt yazıtında Ērānšahr sözcüğü “krallık” anlamında kullanmıştır: “Ben bu krallığın hükümdarıyım / ”tanrısıyım.” Pehlevi Ariyacası ile: “An ērānšahr xwadāy hēm.” (Türkçesi; “Hali hazırda Eranşehr‟in tanrısıyım!”) * Bkz. Mac Kenzie, D. N. Ērān, Ērānšahr, E.I. Vol VIII, Fasc 5 p.534.

MS. 3. yüzyılın sonlarında yaşamış oldukça nüfuz sahibi Zerdüşti Med kabilesinden Mağ/Magi kökenli yüksek rahip Kartir Hangirpe (diğer söyleniş seçenekleri, “Karder veya Kirdir”) kendi “Kartir Kitabesi‟nde, Anērān‟ın egemenliği altındaki bölgeleri gösteren listede aynı bölgeleri saymıştır. “Airyanem Vaejah” kelimesi ve kavramı aslında İran‟ın ülke isminde (Edebi olarak “Aryan (ların) ülkesi” anlamında), aynen “Aryānā” kelimesinin günümüz Farsça karşılığı olan “İran / Ērān” gibi korunmuştur.

“İran” adı MÖ 6. yüzyıldan 1935‟e kadar “Pers İmparatorluğu“, Araplar tarafından ise; onları aşağılamak maksadı ile “Acemistan” gibi isimler ile anıldı. Fakat günümüz Pers topraklarında kurulan devletin adını, Rıza Şah Pehlevi 1935‟te aslı “Aryan” olan kelimenin günümüz Farsçası telaffuzu ile “İran” şeklini resmen kullandı. Kısacası “Aryan” kelimesi, modern bir tarihi kategorileştirme değildir, coğrafik ve etnik soyludur. Tamamen tarihidir. Bu coğrafyada yer alan bütün Aryan soylu halkları kapsar. Nitekim “Bihustun Yazıtı‟nda MÖ 522’de bu kategorileştirme bizzat Pers Kralı Dara tarafından yapılmıştır. Bazı Kürd tarihçileri Aryan kelimesinin Farsileşen bu serüveninden ötürü onu kullanmak istememektedirler. Oysa kelimeye Farsların sahip çıkması kadar günümüz diğer Aryan halkların özelde Kürdlerin onu kullanmaksızın kendi tarihini tanımlaması mümkün değildir. Ayrıca hala Aryan kökenli bu halklar Aryani dilsel kültürel üretimlerini birbirlerine yaslanarak üretmektedirler. Doğu Aryan halklar birbirlerinden dilsel ve kültürel kopuşlarını tamamen bitirmiş de değiller.

Yine Doğu Aryan soylu “Kürd” kelimesi Ön Asya’lıdır. Sümerce “Kur/ur” kelimesi ile alakalıdır. Sümerce dilinde daha sonra Akadca ve Asurca dillerindeki bölge için çağrıştırılan “Kurti, Guti, Kırti” adlar zamanla “Kardu ve Kürd” adının doğmasına yol açmıştır. Bir bölgenin adı olan “Kürd” kelimesinin tarih içinde bölge insanı için diğer kullanılan tanımlara baskın gelip yazılı olarak kullanılmaya başlanması ise Küçük Asya‟da Pers- Grek dönemi (MÖ 400) sonrası başlar. Ünlü Yunanlı yazar ve kumandan Ksenefon‟un “Karhduk” tanımlaması ünlü eseri “Anabasis’te” (On Binlerin Dönüşü) yerini alır. Onun yaptığı “Karduk” tanımın batıda ve bölgede yerleşik olduğu diğer yazarların tanımlamalarında yer bularak anlaşılır. Amasya‟da doğmuş, Yunanlı tarihçi, coğrafyacı ve filozof Ünlü Strabo (MÖ 64-MS 24) MS 1.yüzyılda “Coğrafya” (Geographika) adlı eserinde Kürdlerden bahseder. Kürdlerin mükemmel mimar olduklarını resmen “Kürd” kelimesini “Gord” şeklinde kullanarak yazmıştır. *Bkz. Geography Of Strabo, 14. Kitap, s. 161-62. MS 23-79 yılları arasında yaşamış ünlü Romalı dönem yazarı ve filozof Pliny, Kürdlerin yaşadıkları günümüz coğrafyası Kürdistan‟ı “Gordyai” ve Kürtleri “Gord” diye tanımlar. *Bkz. “The Natural History. Pliny the Elder.” Kitap VI. 31, Kitap VI. 17 [14], Kitap VI. 12.

Tanrı Mitra, Kürdlerin kökenlerini tespiti için önemli bir ölçüttür. Ön Asya‟da Mitra‟nın ilk göründüğü tarih Kürdlerin atalarının Ön Asya’daki ilk görünümleridir. Kürdlerin ataları Doğu Aryan kabileler başta Mitanniler, Hint tanrıları başta Mitra, İndra ve Anahita tanrıları ile bu topraklara gelmişlerdir. Bölgede Kafkas kökenli Hurri soylu kabileler ile karışmışlardır. Ön Asya‟da MÖ 1550-1450 arasındaki istilalar ile ortaya çıkan Mitanniler, günümüz Kürdlerinin bölgedeki ilk kültürel ve soy ataları olarak görünür. Yerel Kafkas kültürlü Hurri kabileler ve MÖ 10. yüz yıl sonrası Yukarı Mezopotamya‟ya gelen Doğu Aryan kabileler Kürd kavmi oluşumunun ana bölgesel unsurlarıdır. Fakat Hurri soylu kültürel öğeler Doğu Aryan kültürü tarafından asimle edilmiştir. Kürd kavmi kültürel kimliğinde Doğu Aryan–Hint dini kültürel öğeleri baskındır. Kürdler, bir yerde bölge halkları ile yaşadığı ortaklıklardan ötürü Yukarı Mezopotamya’nın melez yeni bir etnik oluşumudur.

O halde bu anlatımda gösterilen tespitlerden hareket ile yazılı tarihte Kürdlerin ilk ataları Doğu Aryanların anavatanı Ariyana Veaja‟dır, diyebiliriz. Kürdlerin ilk oluşum alanı ise; Batı Ön Asya bölgesinde bugünkü kuzeyde Çoruh, batıda Fırat ve Güneyde Mandali nehirleri arasında kalan; doğuda Hemedan‟a (Hekmedan) çekilen coğrafyadır. Doğu Aryan Kürdlere ad olan bölgesel tarihte MÖ 5. yüz yılda Kürdlerin ismen ilk anıldığı Karduk- Gordia mıntıkası ise; günümüzde “Derin Kürdistan” olarak anılan: Siirt-Van-Gever-Hemadan bölgesidir.

BAHOZ ŞAVATA

Güncelleme:

03.08.2016/ Meleti

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir