Press "Enter" to skip to content

LULUBİ DİLİ (Kürdçe Dilinin Tarihi, Dosya:8)

MÖ 2400-830 yılları arasında adından bahsedilen, Urmiye Gölü’nün güneyinde Şehrizor ovasında, Mandalli hattından güneyde Halepçe’ye uzanan Zagros Dağları’nın doğu eteklerinde yaşayan yerel halklardan biri de Lulubi kabileleriydi. Onlara yerelde Luluan, Lolan veya Lulubian denirdi.

Lulubillerin adı, ilk defa Sümer Uruk Enmerkar döneminde belirlenen erken Sümer efsanesi olan, Zağroslarda Zabu Dağında yaşamış “Lugalbanda adlı kahramanın “Anzud Kuş“ görünümlü, mitolojisinde geçer. Enmerkar, Sümer kenti Uruk’un kurucusu olarak listelenen efsanevi bir kral’dır. Kral Enmerkar kaybettiği ordusunun geri kalan kısmını ararken “Lugalband”a karakteri dev Anzud Kuşu ile karşılaştığında ona ordusunun nerede olduğunu sorar. Sorusuna karşılık olarak ondan aldığı cevapta “onlar Aratta üzerinde Lulubi dağlarında” anlatımında “Lulubi” adı coğrafik bir yer adı olarak geçer. *Bkz. http://etcsl.orinst.ox.ac.uk/cgi-bin/etcsl.cgi?text=t.1.8.2.2# Lulubi, Cambridge Ancient History. 

Lulubiler, aslında aynı zaman periyodunda Zagroslarda yaşayan “Kut, Guti” kabileleri birlikte Akkad kayıtlarında yer almışlardı. Gasur (Kerkük yakınlarında) bulunan Akkad metinlerinde önceleri “Luluban” şeklinde tanımlandılar. *Bkz. Ebu Salâbih. III. Milenyum Erken Hanedanlıklar ve coğrafya daları isim listesi.

Akkad Kralı Naram-sin bölgeye yaptığı askeri seferde, Lullubi Kralı Satuni’yi yendi. Akkad İmparatorluğu bölgedeki diğer kabile Gutileri yendikten sonra, Lullubileri de yenmişti. Daha sonra yazıtlara göre, Kut Kralı Erridupizir kendisine karşı ayaklanmıştı. Akkadlılar, Lulubillerin topraklarına sürekli askeri kumpanyalar sürdürmüştü. Akkad Kralı Naramsin MÖ 2200’e doğru Lulubiler üzerine kazandığı zaferi Derbend-i Gevr’deki (Sülaymaniye yakınları-Güney Kürdistan) kaya kabartmasıyla anmıştı. Lulubi adı daha sonra coğrafya terimi olarak kullanılmıştı. *Bkz. Lulubi, Büyük Larousse Sözlük ve Anksp. S.7574.

Milattan önce iki binli yıllarda Lulubian anonim isimleri Nippur Orta Babil (Kassit) periyodunda tespit edilmişti. Asur-Babil çağında Lulubi ve Zamua (Kürdçe “Zom” kelimesi yakınlığına dikkat edin) olarak bölge halkı adı olarak çağrılan bu adlar daha çok “yüksek yerler” anlamında coğrafik terim olarak kullanılırdı. Asurluların, Kral II. Ashur-nasir-pal zamanında MÖ 881 yılında Lulubilerin akınlarına karşı yapılan duvarlar ile birlikte son defa anıldılar. *Bkz. A. Parpola, and R. H. Brunswig, Jr. “The Melua Village. Evidence of Acculturation of Harappan Traders in Late Third Millennium Mesopotamia,”JESHO 20, 1977, pp. 129-65.

Urartu Kralı Argişti MÖ 786-764 zamanında “Lulieni” diye Luluları adlandırırlar. *Bkz. H. Klengel, a.g.e.” Mitteilungen des Instituts für Orientforschung 11, 1965, pp. 370. Lulubi ve Lulubum ve yerel kaynaklardaLuluan, Lolan ve Lubian” olarak adlandırılan bu topluluk arkeolojik bulgularda onlar hakkında Akkad, Asur ve Urartu kaynaklarından geçen bilgilerden anlaşıldığı kadarı ile modern dil bilimcilerce dilleri Kafkas ve Doğu Aryan kültürlü karma melez bir topluluk olarak tanımlandılar. *Bkz. D. O. Edzard, G. Farber, and E. Sollberger, Die Orts- und Gewässernamen der präsargonischen und sargonischen Zeit, Répertoire Géographique des Textes Cunéiformes 1, Wiesbaden, 1977.


LULUBİ KRALLIĞI 
Dönemi MÖ 2400’lerden, Kral Hubaia’nın MÖ 830’da Assur’un vasalı olmalarına kadar varlıklarını sürdürmüştür.  Boğazköy kayıtlarına göre de Luluların bilinen ilk kralları MÖ 2400’e tarihlenen Hurrice dilde bir isim olan İmmeşgun’dur. Lulular anlaşılan birçok reisleri vardı ve bu reisleri idare eden büyük bir krala sahiptiler. *Bkz. H. Klengel, “Lullubum: Ein Beitrag zur Geschichte der altvorderasiatischen Gebirgsvölker,” Mitteilungen des Instituts für Orientforschung 11, 1965, pp. 349-71.

İmmeşgun’dan sonra ikinci kral ise MÖ 2350’de Anubanini’dir. Bu kralı ünlü yapan şey, yaptırdığı rölyeftir (Kaya Anıtı). Anıt, İran’ın Kirmasan (Kermanşah) bölgesinde, Irak sınırının 20 km. doğusundaki Sar-e Pol-e Zahab kenti yakınlarındadır. Sar-e Pol-e Zohāb içinde Anubanini, Lulubum Kralı Kaya Kabartması III. Ur Sülalesi sonu veya Eski Babil dönemi başlangıcına tarihlenmişti. *Bkz. M. Diakonoff (D’yakonov), The history of Media from the ancient period to the end of the 4th century B.C.E.), Moscow and Leningrad, 1956. s. 102.

Aynı coğrafyada kurmuş oldukları Ararat Devleti adından da anlaşılacağı üzere Lulubiler Aryan kültürel görünüme de sahiplerdir. Lulubi kabileleri çoğu tarihçilerce Guti soylu kabul edilir. Fakat Aryan kültürel özellikleri nedeniyle de bir geçiş ara topluluğu olduğu genel bir yargıdır. *Bkz. İ. M. Dyakonov. Medya Tarihi. Moskova-Leninqrad: 1956. Bulundukları coğrafya itibari ile MÖ 8. yüz yıl sonrası İskit ve Med sonrası Lulubillerin bölgedeki yerel ilk katmanlarda Kürd kavmi oluşumunda yer alan topluluklardan olduğu muhtemeldir. *Bkz. www. SciRP.org/journal/aa. F. Hennerbıchler -The Origin of Kurds-Advances in Anthropology 2012. Vol.2, No.2, 64-79 Published Online May 2012 in SciRes. Nitekim Luluların son dönemlerini araştıran araştırmacı Thomas Bois’e göre ise; “Lulubiler, Kürd soylu yöneticilerdi”. *Bkz. Thomas Bois, “The Kurds”, 159 pp. 1966.

Anubanini Anıtı dışında bölgede Lullubi krallarına ait üç rölyef daha vardır. Bu dört rölyef, İran’daki en eski kaya anıtlarıdır. Anubanini Anıtı’nda, kral, zaferle sonuçlanan savaşlar sonrası, hükmü altına aldığı yenik krallarla birlikte, Tanrıça İštar’ın huzurunda, kutsanırken betimlenmiştir. Anubanini sağ profili görünür şekilde, düşmanlarını yenmiş olarak, ayakta durmaktadır. Düşman bir kral da Anubanini’nin ayakları altındadır. Anubanini, sol elinde bir yay ve sağ elinde de bir balta tutmaktadır. Başının üzerinde göksel-ilahi tanrıları sembolize eden bir gökyüzü-güneş figürü bulunmaktadır. Kralın, huzurunda bulunduğu tanrıça olasılıkla Sümer/Babil Bereket Tanrıçası İnanna/İštar’dır. Tanrıçada, halatla bağlanmış iki çıplak esiri tutmaktadır. Bu anıt rölyefler, Kürdlerin kökende genetik bağları olan Lulubillerin anıtlarıydı.

Lulubiler, Gutilerden pek de farkı olmayan Zagroslu bir İrani melez kültürlü bir dili olan topluluktu. Onların adlarının Guti, Kassit kabile adları ile anılması kültürel kimliklerine dair de Kafkas kültürlü Hurri ve Aryan /İrani kültürlü melez benzerlikler gösterdiğinin ifadesidir. Özellikle Kral Annubani’ni rölyefi Hurri kültürel kimliğe yakın oldukça çok şey anlatıyor. Genelde Lulubilleri bölgenin melez ve MÖ 8. yy sonrası ise Aryan kültürel görünümü öne çıkan bir halk olarak tanımlayabiliriz.

Bahoz Şavata

Güncelleme : 24.01.2019




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir